15 Aralık 2017 Cuma
Halkın ekmeği ile oynamayın artık

Halkın ekmeği ile oynamayın artık

Özgür TIKIZ
Özgür TIKIZ


Son günlerde sabah işe giderken gözüme takılan bir kuyruğu sizlerle paylaşmak istedim. Ki sizlerde bu kentte aynı havayı soluyor ve hatta aynı kuyruklarda bekliyor yada benim gibi bu kuyruklara şahit olup bu durumda birşeyler yapamadığınız için kendi kendinize kızıp söyleniyor ve çaresizliğinize üzülüyorsunuzdur!

 

Evet, hangi kuyruklardan bahsettiğimi biliyorsunuz. Bu fahiş zamlar nedeniyle bakkaldan, marketten, fırından ekmek almanın el yaktığı bir dönemde tek çaresi Belediye ekmeğini satın almakta bulan dar gelirli Eskişehirlilerin oluşturduğu kuyruklar. Çocuğu, yaşlısı, hamilesi ve hatta hastasının beklemek zorunda kaldığı kuyruklardan!

 

Ekmeğin insafsızca 650 yeni kuruş yapıldığı yerde 250 yeni kuruşa satılan belediye ekmek insanların tek çaresi. Zira bir çoğu büyük şehir olan Eskişehir’de yaşıyor olsa da asgari ücretle yaşam mücadelesi veriyorlar. Bir çoklarının temel besin maddesi neredeyse sadece ekmekten ibaret! Ve 650 lira verip ekmek alma şansları da yok ne yazık ki!

 

Bir dönemler bizlerin hatırlamadı, anne babalarımızdan ve filmlerden tanıdığımız o kuyruk dönemlerinde yaşananların neredeyse bir benzeri şuan tekrar yaşanıyor. Belki yakında haberlerde bu kuyrukta ölen birini ya da doğum yapan bir kadıncağızı bile duyabiliriz.

 

Bu konuda gerçekten sivil toplum örgütleri bir çok girişim yaptılar zamma itirazlar ettiler, imzalar topladılar. Ama yetmedi tüm bunlar...

 

Sakarya Gazetesindeki köşesinde Şener Yılmaz şöyle diyordu  “Fırıncı esnafı her dönemde insafsız olmuş, kar etmeye doyamamıştır... Bunların hakkından Rahmetli Selami Vardar geliyordu. Ekmek uzmanı yapmışlardı. Her zam talebinde kalemi eline alır, iki dakikada ekmeğin maliyetini çıkarırdı...” evet sanırım şuan bu işi çözmekte en somut görevde kentimizin vizyonunu değiştiren, kentimizi Avrupa Kenti yapma vaadiyle yola çıkan başkanımıza kalıyor. Eğer başkanımızı kenti heykellerle donatma da gösterdiği maharetin yarısını da bu işte gösterirse halkın bu mağduriyetini çözebilir.

 

Çünkü ürettiği ekmek zaten çok daha kaliteli! Sadece üretim sayısı ve dağıtımı biraz yetersiz geliyor. Elbette bizlerin buradan bilmediği ayrıntılar mutlaka vardır. Ama benim bu iş nasıl çözülür diye kara kara düşündüğüm de, bulduğum tek çare bu.

 

Ki Yılmaz Hoca bunu başarabilecek bir insan. Yeter ki bu işi yapmayı bir kez aklına koysun! Üretimi artırsın, gerekiyorsa dağıtım şirketini de kursun ve halkı bu fahiş zamlardan kurtarsın! Kaliteli ekmeği nasıl böyle ucuza mal ediyorsa aynı şekilde dağıtsın! O zaman değil bu seçimi bundan sonraki seçimleri de kazanmaması içten bile değil...

 

Evet, şu da bir gerçek Yılmaz hocanın yetkisi dışında gerçekleşen bir zam bu! Belediye, ekmek fiyatlarına da, yeni uygulamayla karışamıyor. Fırıncılar Odası karar alıyor, Ticaret Odası da onaylıyor. Yani kendileri çalıp, kendileri oynuyorlar.. Burada asıl ağırlığını koyması gereken Ticaret Odası, gereken titizliği gösteremiyor, halktan yana tavır alamıyor...

Onun için burada olması gereken tek şey Yılmaz Hocanın halk ekmeği işini büyütmesi! Sonuçta halka hizmet için varsak bu işi de bir şekilde çözmemiz gerekiyor.

 

Yine Şener Abi aynı yazısında şöyle diyor “Bazı fırıncılar ekmeği 50 kuruştan satmaya başladı. Bunlar zarar mı ediyor? Ne kadar dengesiz bir fiyat saptandığının göstergesi... Fırıncılar zam kararı almış, Belediye ekmeği ise 25 kuruştan satılacaktı. Bir süre önceki Sayın Büyükerşen'le konuşmamızda zarar edip etmediğini sordum. "Hayır zarar etmiyor" demişti. Şimdi maliyet 28 kuruş olmuş. Demek ki fırıncılar ekmeği yarı fiyatına bile satsalar, büyük kar edecekler...”

 

Evet, fırıncılar yıllarca yüksek karlar ettiler. Hala bu karı etmenin peşindeler. Ülkenin sıkıntılı olduğu günlerde nedense yine herkes fedakarlıkları dar gelirliden bekler! Bu yıllarca böyle olmuştur. Zamlara bahaneler hazırdır! Mazota zam geldi, unu zam geldi!

 

İyide azcık sizde fedakarlık yapın. Hep halk mı sıkacak kemeri, dar gelirli mi fedakarlık yapacak? Yani bu sene fırıncı abilerimiz arabalarını en son modelle değiştirmeyiversinler. Bir sene daha binsinler ellerindeki arabalarına. Yani hep çok yüksek karlarla mı çalışmanız gerekiyor!

 

Aynı şeyi halk otobüsçülerden de duyuyoruz. Mazot çok zamlandı, yol paralarını artıralım! Ya siz yıllarca şu en son Esulaş kurulmadan öncesine kadar, eski orası burası bozuk arabalarla taşımadınız mı insanları! Kaldı ki şimdi zarar ediyorsun sat o zaman desen otobüsü devret için bilmem kaç bin YTL den açarsınız kapıyı!

 

Ülkenin sıkıntıları ortada, bu zamanda herkesin biraz fedakarlık yapması gerekiyor. Tamam herkes sizin gibi son model arabalara binmesin, sizin yediğiniz gibi her aksam et falan yemesin! Ama bırakın otobüse binecek parası kalsın, evine ekmek alırken kara kara düşünmesin! Oynamayın insanların ekmeğiyle!

 

Sayın başkanım sizde şu Halk Ekmek işini büyütün artık. Kaliteli ekmek ürettiğinizi biliyoruz zaten! Ama sayısını artırın ürettiğiniz ekmeğin, dağıtım işini geliştiriniz. Bunu yapabilirsiniz! Bu işi en somut çözebilecek tek kişi sizsiniz! Kuyruklardan bu vatandaşı kurtarın!



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası