24 Kasım 2017 Cuma
Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!)

Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!)

Özgür TIKIZ
Özgür TIKIZ

Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!)

Yıllar öncesinde Diriliş Muştuları adlı güzel gençlerden oluşan bir grubun o meşhur ilahisi düşer aklıma her bayram arifesinde… Zira Müslüman aleminin değişmeyen acıları yankılanmaya devam eder her bayram öncesi.. Zulm bayramlarda daha bir artar üstümüzde, omuzlarımız biraz daha çöker.. Umutlarımız yiter, çaresiz duaya sarılırız yine. Dualar ederiz.. Zulm altında inleyen kardeşlerimizin uğradıkları işkenceleri ve mezalimi görünce.

Yeni bir bayram arifesindeyiz. Yüreğimiz yine buruk, yine “Mübarek olsun bayramınız eğer bayramsa” nakaratları yankılanıyor yüreğimizde. Zulm, işkence ve ölüm bu kez Arakan’da vücut bulmuş inmiş Müslüman kardeşlerimizin üstüne. Ekranlara yansıyan kareler yüreklerimizi dağlıyor, bu kadarı da olamaz diye çaresiz fırtınalar kopuyor ruhumuzun en derinlerinde.

Bu zulümler, bu işkenceler ne zaman biter? Ne zaman diner bu Müslümanların yaşadıkları zulüm ve işkenceler.. Birbirimize uzak düşürmüşler bizleri.. Bir yanda Filistin’de yaşananlar, bir yanda Doğu Türkistanda yaşananlar, bir yanda anılarda kalan Bosna Hersekte yaşananlar ve yine nice zulm altında inleyen hayatlar…

Ne zaman biter? Biz bir olduğumuz zaman biter, şükretmeyi hatırladığımız zaman biter. Samimiyetle dünyanın geçici bir yer olduğunu gerçekten hatırladığımızda biter. Biz yan gelip yatmayı, daha fazla lüks nasıl yaşayacağız hesaplarını bırakıp Necip Türk Milletinin üzerindeki o büyük misyonu gerçekten hatırladığımız da biter. Nefsimizi ayaklar altına alıp kendi ÇIKARLARIMIZI değil de ümmetin çıkarlarını birincil sıraya koyduğumuzda biter. Aynaya bakıp da kendimizle yüzleşmeyi başardığımız zaman biter. İslam’a sımsıkı sarılmayı ve önceliklerimizi değiştirebildiğimiz de biter. BİR OLDUĞUMUZDA BİTER..  Necip Türk Milletinin, yine ümmetin lideri olduğunu gördüğümüz gün biter…

Nefsimizin heva ve hevesleri uğruna yakıp yıkmadığımız sürece etrafımızı, birbirimize sarılmanın yolunu da açmış oluruz. Heva ve hevesimiz dünyanın ötesine geçtiğinde, kendimize inanıp aslında üzerimizdeki tüm vazifelerin ve misyonların önemini kavradığımız anda birçok şeyi başarmış olacağız.

Şuan kendimizle olan sorunlarımızla, ne kendimize bir yararımız olur, ne de başka bir yere… Ancak bakıp hep beraber üzülürüz. Kınarız, lanetleriz.. Her bayram arifesinde başka bir zulmü izleriz çaresizce. İslam aleminin bir olduğunu göremediğimiz sürece bu yarım yamalak bayramlarla gün geçiririz.

Asrı Saadet neslinin yolunda olmayı başaramadığımız sürece, biz bu görüntüleri çaresiz izlemenin ağırlığında ezilmeye devam edeceğiz demektir. Kendi nefsinin yerine, başkalarının tavuklarını kaz gördüğümüz sürece işimiz zor görünüyor.

Şuan başsız, halifesiz, tüm İslam devletlerini harekete geçirecek bir güç olmadan yaşananların çözümünü bu zulümleri yapanların çözmesini bekleyeceğiz. Onlarda her zaman ki gibi sağır dilsiz olacaklar bu yaşananları gördükçe. Bizleri yapmadığımız Ermeni Soykırımları ile yargılama hesapları gütmeye devam edecekler, asıl soykırımlar gözlerinin önünde sürekli yaşanıyorken.

Bizim tek çaremiz güçlü olabilmek, güçlü bir ülkenin fertleri olarak üzerimizdeki bu sorumluluğun yerine getirilmesini sağlamak. Güçlü devletin bir eli yağda, bir eli balda fertleri olmak gayesini bırakmadığımız sürece Amellerin Niyetlere göre olduğu gerçeğiyle hep yüzleşeceğiz.

Parçası olduğumuz bu yüce milletin üzerindeki tarihi misyonun farkına varamazsak, kendimiz için çabalamaya devam edeceğiz ve her bayramı böyle buruk karşılamayı kabulleneceğiz. Ya da aklımızı devşirip, elimizi vicdanımıza koyup dünya hayatının bir Müslüman için bir tarla olduğunu hatırlayıp ona göre mahsüller alabilmek için o tohumları toprağa saçacağız.

Fani olan dünyadan geçici heveslerden daha fazla faydalanma çabasını bir kenara bırakıp bu birlik için mücadele etmemizin vakti çoktan geldi ve geçti.. Bu büyüme ve güçlenme hamlesinde MİRAS yedimi olmak istiyoruz yoksa bu güce kendimizce bir vida da biz mi sıkalım diyoruz. Bu zulümlerin sona ermesinin tek bir olasılığı var o da bizim Yüce Türk Milletinin omuzlarına yüklenmiş olan bu ağır yükü tekrar kaldırmasını sağlamak.

Yoksa benim gençlik yıllarımdan bu yana her bayram dinlediğimiz bu ilahiyi, biz gibi çocuklarımız da dinleyecekler. Bayramları buruk karşılayacaklar. Çaresiz izleyecekler yaşanan katliamları. Tek yapabildikleri bizler gibi dualara sarılmak olacak sadece.

Bayramsa Bayramınız Mübarek olsun… Zira bayramlarımız hep yarım yaşanıyor, bayramları zalimlerin eziyetleri işkenceleri ve katliamlarıyla karşılayan kardeşlerimiz olduğunu bildikçe.

Dualarınızı hem onlar için, hem de bizler için yapın.. Kendimize gelelim artık. DUR DİYEBİLECEK GÜCE ulaşalım.. Dünyadaki Bayramı hep birlikte hak ettiği şekliyle kutlayalım ve o sancağın altında o gölgesiz günde birlikte yan yana toplanalım..

Haydi artık kendimizle yüzleşip HAREKETE GEÇME ZAMANI..

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası