20 Ekim 2017 Cuma
İnsan Yüreğindeki Sevgi ile Aşkın Farklı Çağrışımları

İnsan Yüreğindeki Sevgi ile Aşkın Farklı Çağrışımları

Mehmet KIZILKAYA
Mehmet KIZILKAYA

İnsan Yüreğindeki Sevgi ile Aşkın Farklı Çağrışımları

İnsan Yüreğinin derinliklerinde olan sevgi ile aşkın birçok farklı çağrışımları vardır. Benim aklımda da aynı şekilde hem sevgi hem de aşkın farklı çağrışımları yer almaktadır. Öyle ki hem sevginin hem de aşkın kendilerince farklı tanımlamaları, farklı değerli vardır ki hepimiz de bunlara çeşitli anlamlar yükleriz. Tabi insanların yüreklerin de ya da beyinlerinde ne sevginin ne de aşkın belirli bir sıralaması yoktur. Hem sevgi hem de aşk sanki ayrı kategorilerde olup, ayrı değerlerdendir. Sevgiyi de aşkı da yaşamak, biz insanoğlunun gözlerinden hiç silinmeyecek olan pırıltılar eklemekle beraber, yüz hatlarına da farklı derin anlamlar katmaktadır.

Hepimizin bildiği gibi de burada sevgiye de aşka da çok farklı anlamlar yükleyebiliriz. Burada aşkın sevgiden ayıran noktanın, farklı duyguları da kendi içerisinde barındıran bir bütün olmasıdır sanki. Aşkın içerisinde sevgiye göre daha çok korku vardır. Farklı endişeler vardır. Aşkın içerisinde her zaman güçlü bir kaybetme korkusu vardır ki, daha çok özen gösterilmesi, daha çok heyecanı, daha fazla tutkuyu, kalp çarpıntısını kendi içinde saklamaktadır. Aşkı öldüren evlilik midir acaba? Evlilik aşkı fazlasıyla öldürür denir. Öyle ki başka anlamlar yüklemek de mümkündür. Şunu da belirtmem gerekir ki çok doğrudur. Aslında sevgimizi besleyen de evliliktir. Lakin her aşkın da kimyasına uygun olmayan evliliklerde gözden kaçmamaktadır.

Gözlerini kapatın ve birazcık derinlere dalın. Düşünün ki sevgilinizle büyük bir tartışma ve de kavganın içerisine girdiniz. Sizlerin gururu ondan özür dilemenizi, arayıp sormayı, ne olursun gel demeyi... Lakin sizler aşıksanız eğer, midenize adeta üzüntüden krampların girdiğini hissedersiniz ya o gelmezse, ya o aramazsa diye. Ya hiç dönmezse bana, ya hiç gelmezse bana, ya hiç arayıp sormazsa… Öyle ki bu kaybetme korkusu ve endişesi adeta ruhunuzu delip geçer.

Tabi kavga ettiğiniz tartıştığınız insan eşini olursa… Tabi şunu da belirtmek isterim ki bir ayağı bataklığa girmiş, bir ayağı çukurda olan evlilikleri açıklamıyor ve de bahsetmiyorum elbette ki. Her zaman her şeyin güzel bir şekilde devam ettiği, her şeyin yolunda olduğu, bir ömür boyunca sürekli olarak güzellikler içerisinde süreceği güvendiğiniz evliliklerden bahsetmekteyim. Ama bizlerde insanız ya, hata yapmak insanlara mahsus bir şeydir ya, hata yapmamak mümkün değildir. Öyle ki iki insan yan yana olup da aynı çatı altında yaşayacak da tartışmayacak mümkün müdür? Elbette ki tartışılır ki tartıştınız diyelim. Elbette ki sizler sevdiğinizle yani eşinizle bu gerilimi yaşadığınız için çok üzüldünüz. Kırıldınız, hatta onunla tartıştığınız için, onu üzdüğünüz için çok pişmansınız. Ama sizlerde bilirsiniz ki günün sonunda tekrardan aynı çatı altına aynı masada yemek yiyeceksiniz, aynı evin içinde dolaşacaksınız. Evliliklerin bir sorumluluğu vardır bilirsiniz. Öyle arkana bakmadan kaçıp gitmek lüksü kimse kendisinde bulmamalıdır ki öyle de olmamalıdır. İçinizde her zaman bir yerlerde oturup konuşup anlaşıp sorunu halledecek güzellikler olmalıdır. Tabi burada hüzün fazlasıyla oluşuyor fakat korku yok, kaybetme endişesi de diğerinden daha az. Yani sevginin gücü var ama aşkta başka bir duygu. Hem sevgi hem de aşk her ikisi de muazzam bir şeydir. Her ikisinin de birbiriyle karşılaştırılmayacak kadar anlamlı özel ve de güzeldir.

Bilir misiniz Aşk, insanı ayağının altından titretip, beynine kadar ulaşan bir elektriklenmedir. Aşk, insanoğlunu bedeninden sarsacak kadar büyük bir şiddete sahip lakin ömrü çok az olan bir duygudur. Aşkta ne var bilir misiniz? Aşkta çok çabuk solan güllerin güzelliği var. Sadece aşkın olduğu bir ilişkide, aşkın solmasıyla geriye sadece kuru bir toprak parçasını bırakmaktadır yüreğe. Aşık olduğunuz kişinin ilk elini tuttuğunuzda ilk dokunuşunuz da hissettiğiniz duyguları bilmem kaçıncı dokunuşunuz da hissedemiyorsunuz, o kişinin gözlerine aynı anlam yüküyle bakamıyorsunuz.

Lakin sevgi de öyle değildir. Sevgi de üzerine bir şeyler koydukça, bir şeyler ilave ettikçe sürekli olarak çoğalan, büyüyen, gelişen kocaman bir duygudur. Bir ömür geçirebileceğiniz, bir ömür güvenebileceğiniz den emin olmak, ne kadar güzel ve özel bir emniyet duygudur dimi?

Kendi çocuğunun hataları karşısında hiçbir zaman kızmayan, her zaman koşulsuz seven bir annenin yarattığı o eşsiz his gibi, eşinizle yaşadığınız o küçük anlaşmazlıkların yıkamayacağı kadar güçlü bir sevginin içerisinde olduğunuzu bilmek, her zaman verirken sevgiyi, aldıkça paylaşımların artığını bilmek, sakin sessiz güzel bir limanda ömrünüzü etkisi yüksek olan fırtınaların uzaklarından geçirebileceğinizi bilmektir sevgi. Sevgi mutluluktur. Mutluluğun mayasıdır, mutluluğun kavramıdır. Sevgi özveridir; sevgi insanın doğasına fedakar olmayı yerleştirir her zaman.

Sevgi bir ömürdür. Sevgi, sevdiğinizle beraberliğinizi her daim canlı tutan güzel bir duygudur.

Sevgi ilahi bir duygudur; çünkü, Yüce Yaradan, evreni ve insanı sevgisinden yaratmıştır.

Sevgilerin çoğaldığı bir EVREN olması dileğiyle…

Vesselam…

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası