20 Ekim 2017 Cuma
Vali Olup da İnsanlıktan Nasibini Almayanlar!

Vali Olup da İnsanlıktan Nasibini Almayanlar!

Mehmet KIZILKAYA
Mehmet KIZILKAYA

Vali Olup da İnsanlıktan Nasibini Almayanlar!

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de Vali koltuğun da oturup da insanlıktan zerre kadar nasiplerini almayan valiler yazıklar olsun sizlere…

Siz o vicdansız, o insanlıktan yoksun olan valiler nereden alıyorsunuz bu hakkı? İnsanları aşağılamayı, onurları ile oynama yetkisini kimden veya kimlerden alıyorsunuz?

Kendini bilmez, vali koltuğunda oturmuş biri şıp diye sınıfa giriyor, sonrasında tüm öğrencilerin gözleri önünde emektar öğretmene ağzına gelen bütün her şeyi söylüyor adeta saydırıyor. O öğretmenin ne haysiyetini, ne dilenciliğini, ne de anarşistliğini bırakmıyor.

Burası Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ya!

Vali olmuş ya! O şehrin kralı olarak seçilmiş ya! İstediği kişiye küfür eder, istediğimi astımı asarım, kestiğimi keserim gibi bir hava içerisinde olur ya! Tabi öyle bir Validir ki bütün Cuma günlerinde kendi makam araçlarıyla büyük bir koruma eşliğin de namaza da gider ya! Tabi bunlar da hep göstermeliktir ya! Kendi imanını millete gösterir ya!

Burası bir cumhuriyet değildir sanırım. Burası adeta belirli bir merkeze bağlı kalmış büyük bir beylikten ibarettir. Tabi bu beyliklerin her birinin başında da bir derebeyi vardır.

Yapılanlar karşısında insanlıktan ufacık da olsa nasibini alan bir kişi bu olayı asla ama asla hazmedemez. Gerçekten de büyük hakaretlerdir. Gerçekten de insanların çok ağrına gidecek bir olaydır. Tabi o şaşalı olan koltuklarda oturan valilerin kendilerini Sultan Süleyman sanmasını da sanırım ki bünyelerinin kaldırmadığı büyük bir gerçektir.

Burası Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi değildir sanırım. Adeta yasaların işlenmediği, hukukun olmadığı, demokrasinin olmadığı, adaletin yer bulmadığı bir ülke de yaşamaya çalışıyoruz.

Uluslar arası ve de Anayasa sözleşmeleri gereğince kamu çalışanlarının ve de sendikalarının çağrıları ile katıldıkları eylemlerden dolayı cezalandırılmayacağını hepimizin bilmesi öğrenmesi görmesi ve de anlaması gereklidir. Fakat öyle bir şey vardır ki bu ülkede ne hukuk, ne adalet, ne de yasalar işlenmiyor onlara. Onlar da kendilerini Sultan Süleyman sanan valilerdir. Onlar büyükler ya yasaları tanımazlar. Azarlarlar, cezalandırırlar, keserler, küfür ederler…

Vefat eden emekçi öğretmen arkadaşımız, sendikaların aldıkları karar doğrultusunda serbest kıyafet eylemine katılmıştı. Kendi anayasal hakkını kullanmak için katılmıştı. Lakin sizlere sorarım vali hangi sıfatla hangi hakla hangi hakkını kullandı? Hangi hakla insanları azarlıyor? Sen vali misin? Kendi görevini yap! Rahatsızlandığın bir şey mi var? Hak hukuk adalet demokrasi denen bir şeyler vardır ki bir vali hakkı hukuku adaleti bilmiyorsa ne denmelidir? Tabi validir ya kendisi ben asarım, ben keserim, ben büyüğüm, ben Valiyim der ya! Benim gözüm de insanlara hakaret eden bir kişi değil vali makamına oturmak onu hiçbir koltuğa oturtmam! Öyle insanlar kendilerini o koca şehrin sultanı zannederler. Kellerini vurun derler. Çaktıkça çakarım, vurdukça vururum derler.

Değerli arkadaşlar şunu çok iyi görmeniz gerekir.

Hani derler ya üstlerine karşı itaatte asla ama asla hiçbir kusur işlemeyen, kusur etmeyenler, tüm sözlerine adeta sorgusuz sualsiz yerine getirin, hizmetlerini yerine getiren, doğrularına ya da yanlışlarına bakılmaksızın kimin ya da kimlerin söylediklerini bakan insanlar, adeta otoritenin birer kullarıdır derim. Onlardan biri de sanırım ki kendilerini bilmez bazı valilerdir. Öyle ki kendileri nasıl kulluk ediyorlarsa aynı kulluğu ve de köleliği kendi astlarından da beklemektedirler. Sizler de görüyorsunuz dur ki etrafa korku saçan ve saçmaya devam yöneticilerin, kendi üstlerinin yanında nasıl da ezilip büzüldüklerini, süt dökmüş bir kuzuya döndüklerini. Öyle ki aslandan bir kuzuya, sonrasından bir kuzudan bir aslan dönüşümü olan bu insanların, insanlıktan nasıl nasiplerini almadıklarının büyük bir göstergesidir.

Bir kişi için kılık kıyafet daha değerli ve de daha önemliyse ben de derim ki o kişi insanlıktan zerre kadar nasibini almamıştır derim. Sanırım vali için de insan olmanın kıstası sırta geçirilen çuldan ibarettir.

Sanırım insanlar artık bu insanlıktan nasiplerini almayanları iyi tanıyor.

Kendini bilmez bir vali çıkar insanlara kavat der, bir bakan çıkar insanlara takla at der, bir vali çıkar anarşist, pis adam der, birileri çıkar bu ülke benden sorulur der, işlerinize, sizlere lazım olmayanlara, gıcık kaptıklarınıza terörist damgasını vurursunuz. Tabi artık azarlamakla kalmazsınız sizlerin eline daha fazla yetkilerde almışsınız ya öldürmek daha kolay olur, ki yapmadığınız bir şey de değildir. Öyle ki insanların hayatı sizlerin gözünde pul kadar değeri yoktur. Varsın olmasın da tarih sayfaları sizleri “Kırmızı Kalemle” yazmaya devam edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde makam koltuklarında oturan kendilerini bilmez bazı kişiler ellerinde ki yetkilerini adeta ölümle taçlandırıyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de suçları sadece parası, koltuğu, arkası olmayanlar işlediği zaman mı suç sayılıyor?

Bu ülkede ne adalet, ne hukuk, ne demokrasi, ne de yasalar hiçbir zaman olmadı olmayacak ve de olmamak için ellerinden geleni de yapmaya devam edecekler.

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası