29 Haziran 2017 Perşembe
Güneydoğu Anadolu Bölgesini Karanlığa Mahkum Eden Özelleştirmeler

Güneydoğu Anadolu Bölgesini Karanlığa Mahkum Eden Özelleştirmeler

Mehmet KIZILKAYA
Mehmet KIZILKAYA


Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illerden Mardin, Diyarbakır başta olmak üzere bir çok ili kapsayan DEDAŞ (Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) özelleştirilmesiyle beraber Güneydoğu Anadolu Bölgesini adeta karanlığa mahkum etmiş görünüyor.

Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin kaçak ve kayıp kullanımını azaltmak amacıyla yatırımlar yapmak yerine, adeta kaçak ve kayıp kullanımlarını gerekçeler göstererek hukuka aykırı olacak bir şekilde süresiz, plansız bir şekilde, her saat her gün her dakika elektrik kesintilerini uygulamakla birlikte elektrik borçları nedeniyle bölgede tarımsal alanda sulama ve belediyelerin içme suları için ihtiyaç duyulan elektriğin sağlanması bile fazlasıyla sıkıntılara girerken, bölgede ki okulların camilerin borçları sebebiyle elektrik kesintileri her geçen gün daha fazla yapılmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde özellikle konutların fazlasıyla yer alan bölgelerde kaçak ve kayıp kullanımın gerekçeleriyle elektriklerin kesilmesi yerel halkın ayaklanmasına sebebiyet vermekle kalınmayıp, bu da bölgede çeşitli infiallere yol açmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi her yıl olduğu gibi bu yıllarda da hem havaların soğumasıyla birlikte hem de havaların ısınmasıyla birlikte tarımsal sulama alanlarında olsun, klimaların kullanımı olsun insanların yaşam alanlarında elektrik enerjisine talebin en fazla ihtiyaç duyulduğu dönemleri yaşamaktadırlar.

Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki elektriğin özelleştirilmesini alan DEDAŞ (Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) görevi; ortaya çıkan talepleri halkı elektriksiz bırakarak, elektrik kesintileri yapmak değildir. Bölgede ki insanların taleplerini şebeke altyapısını güçlendirmeleriyle talepleri karşılamaları gereklidir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki elektriğin özelleştirilmesini alan DEDAŞ (Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi), elektrik kesintilerin kaçak ve kayıp elektrik kullanımına karşı büyük bir silah olarak kullanmaları da asla kabul edilemez bir durumdur.

Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki elektriğin özelleştirilmesini alan DEDAŞ (Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) bölgede ki kaçak elektrik kullanım oranlarını daha fazla artış olmasını istemektedirler.

Tarımsal sulamanın borçlarını ödeyemeyen çiftçilere destekleme ödemelerinin yapılmaması kararlarının dağıtım şirketi kamu elindeyken alınmayıp da özelleştirildikten sonra alınması da manidardır. EPDK (Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu), Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ki kaçağın ve de elektrik kaybı oranlarının sürekli olarak değiştirilmesiyle birlikte daha fazla yükseltilmektedir. Böylelikle özelleştirmeyi alan şirketin bir yandan yüksek tahsilat olanağını sağlamakta olup, diğer taraftan da şirketin ödenmesi gereken cezalardan kurtarmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Özelleştirilen Elektrik Kurumunun yapılan son uygulamaları kamuoyunda yarattıkları infialler dinmek bilmiyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki bütün illerde elektrik enerjisi fiyatlarının çok yüksek olması, bölge genelinde kaçak enerji tüketimlerine yöneltmektedir. Bu bölgede ekonomik koşullarının da ağır olması sebebiyle elektrik kaçakları kullanımına yönelim daha da artmaktadır.

Elektrik enerjilerinin özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi için tekrardan yeni fiyatlandırmalara gidilerek ülke genelinde gelir düzeyleri düşük olan abonelere daha düşük bir elektrik enerjisi fiyatlandırmasını uygulamalıdırlar.

Tekniksel olarak bütün kayıpların azaltılması ve işletme şartlarının iyileştirmeleri için bütün bölgenin enerji alt yapılarının gözden geçirilerek yeni yatırımların yapılması gerekmektedir.

Tüm bölgede ki halkların elektrik enerjisini kullanımı konusunda bilinçlendirme yapılması gerekmektedir. En önemlisi de Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında bütün sulama kanallarının ivedilikle tamamlanması için gerekli bütün kaynakların aktarımı oluşturulması gerekir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi halkının, güneş enerjisi sitemlerinden faydalanılması için devletin bütün teşviklerinin verilmesi sağlanmalıdır.

Özelleştirme uygulamalarına son verilerek koordinasyonlu, yetişmiş insanların güçleriyle, ileri bir teknoloji ve ekonomik kaynak politikalarıyla güçlendirilmiş  “Kamu kontrolünde “  örgütsel ve etkin olan bir yapı ile oluşturulmalıdır.

Son olarak şunu belirtmek isterim.

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde ki yetkililer elektrik alanın da özelleştirme ve piyasalaştırma politikalarıyla elektrik kurumlarının bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılmış olup, kar amaçlı olan bir meta haline dönüştürülmüştür. Üretim alanından tutun da tüketime ulaşıncaya kadar çok sayıda aracının karını ilave ettikleri bir kaynağa dönüştürülmüştür.

 

“Mehmet KIZILKAYA”   (Elektrik-Elektronik Mühendisi)

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası