19 Ağustos 2017 Cumartesi
Bütün İnsanları Bütün Dünyayı Bütün Ortadoğu’yu Yöneten Yahudiler

Bütün İnsanları Bütün Dünyayı Bütün Ortadoğu’yu Yöneten Yahudiler

Mehmet KIZILKAYA
Mehmet KIZILKAYA


Bütün dünyayı, bütün Ortadoğu’yu, bütün insanlığı evirip çevirenler yönetenler Gizli Yahudiler mi?

Öncelikle şunu söylemek isterim. Bütün dünya da, yeryüzünün bütün topraklarında, özellikle Ortadoğu’nun en kutsal topraklarında ki bütün taşların altında, Hristiyanları aramak, Emperyalist Güçleri aramak, Kapitalizm’i aramak, Yahudileri aramak yerine bizler dünyada ki ve Ortadoğu da ki Müslüman Ülkeleri olarak başımızı kaldırıp kendimize birazcık baksak yaşadığımız onca sorunların temellerini de görmeye başlayacağız…

Onlar ki Ortadoğu başta olmakla birlikte bütün dünyayı yönetiyorlar. Yeryüzünde neredeyse 20 milyondan daha fazla açık bir Yahudi topluluğu bir o kadar da gizli Yahudi örgütlenmeleri vardır. Bütün Müslüman Ülkeleri, bütün dünya Yahudilerin avuçları içerisinde yer almış bulunuyor. Yahudiler Müslümanlarla birlikte Hristiyanları da kendilerine köle yapmışlar. Dünya üzerinde Ortadoğu dahil olmak üzere neredeyse 1 milyar’dan daha fazla olan Müslüman halkları bölüp parçalamakla beraber istedikleri şekli verip kontrol edebilmektedirler.

Yahudilerin ellerinde bulunan İlluminati Örgütü, Tapınak Şövalyeleri, Faiz Lobisi, Masonlar, Borsalar gibi büyük oluşumlar ve ağlarla dünyanın dört bir yanını sarmış bulunuyorlar.

Yahudilerin bu kadar kökleşmesi, bu kadar gelişmesi, bütün dünya ülkelerine, bütün Ortadoğu’ya, bütün Müslüman ülkelerine yayılmalarının en büyük etkisi, kendi içlerinde bulunan siyasi ve de ekonomik dayanışmaların sağlam oluşudur.

Sizlere yaşanan bir olayı anlatacağım.

Back-packers: Bir takım eşyaları backpack’ine dolduran diyar diyar gezen kişilere verilen addır.

Back-packers’da kalan biri bir gün, Yahudilerin, Siyonistlerin Ülkesi olan İsrail’den askerliğini yeni bitirmiş olan bir askerin gelmesiyle olay oluyor. Siyonist İsrail erkekleri askerliklerini dört yıla yakın bir süre içerisinde yaptıklarından dolayı bitirdiklerinde yani terhis oldukları zamanlarda genellikle terhis olunan askeri de 1 yıllığına dünya turuna çıkarıyorlar.

Dünya turuna çıkan Siyonist Yahudi İsrailli sabahın saat dördün de kalkmış, hazırlanıp dışarı çıkmaya hazırlanıyormuş.

Onunla beraber Türkiye den olan kişinin ona “ sabahın köründe nereye gidiyorsun? “  diye seslenmesiyle;

Yahudi Genç o an da cevap veriyor  “Hava alanına gidiyorum, birisini almam gerekiyor” diye cevap veriyor.

Yahudi Genç hava alanından bir Yahudi İsrailli Genç ile birlikte geri döner. Ona da kaldığı yerde yer ayarlıyor. Kendi bildikleri dilleri ile Yahudilerin merkezinden İsrail’den gelen kişiye yaşadığı ülke ve şehri hakkında çeşitli bilgiler veriyor. Tabi şöyle ki bu adamların konuşmaları hal hareketlerinden anlaşıldığından bunlar önceden birbirleriyle tanışan iki kişi gibi duruyorlardı.

Tabi orada kalan diğer arkadaşta buna sorar kim bu? Yahudi Genç cevap verir “İsrail’den geldi” der. Siz arkadaş mısınız?  “ Hayır daha yeni tanıştık “ der. Adam sorar peki sizler birbirinizi nasıl buldunuz? Arkadaş ortamından mı ya da arkadaş vesilesiyle mi?

Yahudi Genç der ki, “ Bizlerde Yahudi Alemi topluluklarında bu büyük bir gelenektir. Arkadaş olması ya da tanımasına gerek yok. Bizler Yahudiler olarak dünyanın hangi köşesine hangi noktasına gidersek gidelim bizlere eşlik edecek olanlar var, gidilecek yerleri öğretecek, o ülkeyi gezdirecek birileri bulunur hazırdır. Bizler Yahudi toplulukları olarak birbirimize fazlasıyla yardım ederiz. Ondan dolayıdır ki şuan da burada ben olduğum için benim bu arkadaş ile ilgilenmemi istediler. Bunları çevreyi ülkeyi öğrenene kadar her zaman benim yanımda kalacak ben de onun yanında olacağım” dedi.

Sizlere soruyorum.

Bizler yurt dışında yaşayan veya yurt dışına giden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ya da Müslüman ülkelerin vatandaşlarını hiç düşündük mü? Neredeyse bütün ülkelere Türkiye Cumhuriyeti ülkesinden, Ortadoğu ve diğer Müslüman ülkelerden giden topluluklar birbirlerine yardımcı olmalarını bırakın adeta birbirlerinden nefretle bakmakta olup, birçoğu birbirleriyle asla konuşmazlar. Şöyle ki yabancı bir ülkeye yeni giriş yapmış bir Türk’ün, bir Kürt’ün, bir Müslümanın vebaliymiş gibi diğer Türkler, diğer Kürtler, diğer Müslümanlar onlardan kaçarlar.

Bizler Müslümanlar olarak, İslam dinimiz altında dahi birliğimiz beraberliğimiz neredeyse hiç yoktur. Bizler Ortadoğu ülkeleri olarak dayanışmadan çok uzak kalmış ülkeleriz. Bizler mallarımızdan mülklerimiz den başka hiçbir şeyi düşünmeyecek duruma gelmişiz. Bizler özellikle Müslüman ülkeleri birbirimize katlanmayı asla ve asla öğrenmedik ve bu gidişatla asla öğrenmeyeceğiz.

Yaşadığımız Kutsal Ortadoğu coğrafyasında ve kadim topraklarda da durum farklı değildir.

Kutsal ve kadim Ortadoğu coğrafyasında mezhepler ve siyaset kavgaları en üst noktaya gelmiş bulunuyor. Gündelik yaşamlarımızda bile yaşamlarımızı sürdürdüğümüz apartmanlarda, mahallelerde, çevrelerimizde bile az önce anlattığım durumların aynısı yurt dışındakilerden farksız mı kalıyor?

Bizler Müslümanlar, Kutsal ve Kadim Ortadoğu coğrafyasında yaşayanlar olarak kendimizi artık kandırmayı bırakalım. Siyasi ve mezhep çatışmaları ötesinde de günlük hayatımızda, ilişkilerimizde bile büyük kavgalar ve kocaman bir bölünmüşlük almış başını bilinmeyen bir yola girmiş ve o yolda gitmeye devam ediyoruz.

Bizler yıllardan beridir Yahudilerin dünyayı yönettikleri hikayeleri zevkle dinler hale gelmişiz. Her zaman heyecanlı bir şekilde Faiz Lobilerini, Masonları, İlluminati ve Tapınakçılara kadar bir sürü örgütü kendimizce deşifre ediyor ve hayranlıkla onları konuşuyor hale gelmişiz.

Tabi bizler Müslümanlarda onlara hayran kalıyor ve “ sosyal ve ekonomik dayanışmaları güçlü olduğu için bütün dünyayı yönetir hale gelmişler “ diye konuşuyoruz.

Lakin bizler Ortadoğu Halkları, Ortadoğu insanları, dünyada ki bütün Müslümanlar olarak kendi kendimize bizler neden böyle güzel bir dayanışmayı gerçekleştiremiyoruz diye sorgulamıyoruz? Çünkü bizler kendimizi sorgulamaktan aciz Müslümanlarız.

Ortadoğu ve Müslüman ülkeleri dahil olmak üzere bütün ülkelerde gizlisi ve saklısı ile neredeyse yüz milyondan daha fazla Yahudi nüfusu olduğunu ve gittikçe de yükseldiğini bilir misiniz?

Yeryüzünde Yahudilerin nüfusu artıkça biz Müslümanları köleleştirdiğini de biliyor musunuz?

Sizlere soruyorum!

Gizli ve saklı olanlarıyla birlikte neredeyse 100 milyondan fazla olan Yahudilerin, bir milyardan daha fazla olan diğer başka insan kitlelerini yönetiyor ve yönetebiliyorsa eğer kusura bakmayın da bu birazda yönetilen ve de yönetilmeyi seven bir milyar insanın suçu değil midir?

Bir yandan yurt dışında kendi memleketlerinde birbirlerini görüp kaçan, nefret eden Müslümanlar, Türkler, Kürtler, Araplar, bir yandan da sabahın erken saatlerinden kalkıp kendi ülkesinden (Yahudi Ülkesinden) gelen ve tanımadığı bir vatandaşını karşılamak için hava alanı yolunu tutan ve de gelecek olan Yahudi’ye kaldığı kenti öğrenmesine kadar zevkle ona eşlik etmeyi hak bilen Yahudi İsrailli genci düşünebiliyor musunuz?                                                                            

Sizlere soruyorum!

Dünyayı yönetecek olanlar kimlerdir? Kimler dünyayı yönetmek adına daha çok birbirlerine yakındırlar?

Bunlara sizler karar verin!

Bütün taşların, toprakların, savaşların, cinayetlerin, katliamların, barbarlıkların altında Hristiyanları, Yahudileri, Emperyalist Güçleri, Kapitalizm’i, Emperyalizm’i aramaktan birazcıkta o kocaman kafalarımızı kaldırıp da kendimize, Ortadoğu Coğrafyasına, İslam Ülkelerine baksak eminim ki yaşadığımız onca sorunların temel taşlarını da görmeye başlayacağız.

Bütün dünyayı avuçların içine alan Müslümanları görmek dileğiyle…

Vesselam…

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

                                                                                                                        

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası