15 Aralık 2017 Cuma
Savaşların Olmadığı Yeni Bir Dünya ve Yeni Bir Yıl Dileğiyle

Savaşların Olmadığı Yeni Bir Dünya ve Yeni Bir Yıl Dileğiyle

Mehmet KIZILKAYA
Mehmet KIZILKAYA


2014 Yılının son saatleri olan vaktin içerisinden sizlere merhabalar derken, 2015 Yeni yılın öncelikli olarak bütün Türkiye halklarına, Ortadoğu Halklarına, zalimlikler ve zulümler altında olan bütün dünya halklarına hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

2014 yılı gerek Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde, gerek Ortadoğu’nun diğer ülkelerinde gerekse de bütün dünya da fazlasıyla bir zalimlikler, zulümler ve savaşlar yılı oldu.

2014 Yılında günümüz yöneticilerinden, koltuk sahiplerinden bazıları bedbahtsızca hırsları yüzünden, kendi koltuklarından olmaları korkusu ve bazı kesimlerin korkuları devamından dolayı birçok zulümler meydana gelmiştir.

Yeryüzünde dünya üzerinde ve de özellikle Ortadoğu ülkelerinde o kadar çok zulüm o kadar çok savaşlar olmuş ki; kelimeler, cümlelerin yetmediği, hiçbir sayfaya da sığamaz olmuştur.

2014 yılının emperyalist güçlerin, emperyalizmin azgın hırsları yüzünden, insanların insani duygularının küllenmesine, dünyanın bütün nimetlerinin tamahları, hiç birinin ahiret duygularının korkularının olmaması fazlasıyla zulümleri getirmiş olup ve getirmeye de devam etmiştir. Bunlardan başka da modern köleliğin meydana gelişi olmuş olup, ayrıştırmaları, kutuplaşmaları ve de ötekileştirmelerin beraberinde getirmiştir.

Amerika Birleşik Devletlerine, Filistin’e, Suriye’ye ya da Irakla Mısır’a bakmamıza gerek yok, kendi bölgemize baktığımız zaman da bunları açıkça görebilmekteyiz.

Hepimizin de bildiği gibidir ki; mecbur kalınan savaşlarda bile bazı prensiplerin olduğu da bir gerçektir. Bizim Türkiye Cumhuriyeti Halkların ve İslam kültüründe savaş; adaleti sağlanması, barışın tesisi yapılması ve zulmün ortadan kalkması demektir.

Arkadaşlarım canlarım dostlarım. Bizler Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa’nın ümmetinden gelen insanlarız.Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerin de savaşın ve rahmetin kelimelerini bir arada kullanırken şöyle buyurmaktadır.” Ben ki büyük bir rahmet peygamberiyim, ben savaş peygamberiyim.” Gördüğünüz gibi hadisi şeriflerinde bile Peygamber Efendimizin savaşlarında bile bir rahmet olduğunu işaret buyurmaktadır. Peygamber Efendimizin girdiği ve katıldığı bütün savaşların gerçek adaleti temin etmek amaçlı olan savaşların olduğunu bilmemiz öğrenmemiz ve görmemiz gerekir. İçinde bulunduğumuz 21.yüzyılın insanlık tarihi açısından savaşların genel anlamıyla felaketlerin, ölümlerin ve de yıkımların meydana çıktığıdır.

Hepimizin de bildiği gibi Allah Resulü, bütün her şeyde olduğu gibi savaşlarda da ayrı bir mana ve anlam kazandırmıştır.

Şöyle ki insanların, çocukların kadınların zulümler görmeden, öldürülmeden, mamur yerler harap olmadan, dünyayı ateşe vermeden de savaşların olabileceğini göstermiş ve hadisi şeriflerinde söylemiştir.

Bununla da kalmayıp savaşlarda ve savaşların sonrasında, düşman taraflarına ve de düşman ölülerine gösterdikleri saygı ve merhametle de eşi görülmemiş büyük bir üstünlük göstermiştir.

Lakin içinde bulunduğumuz 21.yüzyıla bakıldığı zaman gerçekten de neler olduğu hiç belli olmayıp, her yerde her tarafta bütün Ortadoğu bölgelerinde ki savaşlarda sürekli olarak sivil insanlar, çocuklar kadınlar ve ihtiyarlar ölüyor, insanlar kendi vatanlarından, kendi yurtlarından kaçıp terk etmek zorunda kalıyorlar. Bunlarla birlikte açlık ve yoksulluklar en üst seviyeye çıkmakla beraber insanlar sokaklarda kendi yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.

Burada neyin ne olduğu belli olmayan zulümlerin ismiyle özellikle bütün Ortadoğu da Müslüman olan ülkelerde dahil olmaktadır.

Benim de bizimde hepimizin de tek bir dileği olmalıdır 2015 yılı için...

Bütün dünya ülkelerinde özellikle de Ortadoğu ülkelerinde bütün adaletsizliklerin ve zulümlerin durdurulması, insanların hakkı olan bütün hakların sağlanması ve ölümlerin olmadığı, zalimliklerin olmadığı bir yıl dilemek istiyorum.

Dillerini, dinleri, ırkları her ne olursa olsun zulümlerin yapılması, insanların öldürülmesi, zalimliklere maruz kalınmalar, kendi vatanlarından topraklarından çıkarılıp başka yerlere sürme haklarını hiç kimse kendisinde hak olarak göremez ve de öyle bir yetkiye de sahip olamaz.

Bütün dünya da bütün ülkelerde zulümlerin zalimlerin ölümlerin olduğu gibi kendi ülkemiz olan Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinde de bütün bunlar yer almaktadır. Maalesef ki kendi ülkemiz bile şuanda hat safhada yerini almış bulunuyor. O safhada bulunmaktan ziyade emperyalizmin ve de emperyalist güçlerin yaptığı bütün zulümlere de ortak olunmaktan hiçbir zaman vazgeçmemektedirler.

Şimdi bunları iyice okumanızı görmenizi ve de hepinizin paylaşmasını istiyorum.

Eğer ki bir ülke de suçların işleme oranlarının çok yüksek olduğunu görür iseniz bilin ki o ülkenin yönetimlerinin zafiyeti oluşundandır ki bu da büyük bir zulmün meydana çıktığıdır...

Eğer ki kendi ülkeniz de genç kesimlerinin uyuşturucu pisliğinin içerisinde yaşayıp, yüzüyorsa bilin ki bu da yönetimlerden kaynaklı olup ve de büyük bir zulmün meydana geldiğidir…

Eğer ki bir ülkede bazı kesimler lüks hayat içerisinde yaşar da bazı kesimler tam açlık ve sefalet hayatı içerisinde yaşıyorsa bilin ki bu da büyük bir zulmün fotoğrafıdır…

Eğer ki bir ülkede zenginler ile dar gelirliler arasında kocaman uçurumlar var ise ki bu zenginlikler yönetimlerin imkanları ile meydana geliyorsa, bunun meşru olmayan zenginliklerden bütün yöneticilerde paylarını alıyorsa, dar gelirliler, bu meşru olmayan zenginliklerden dolayı da yanlış yönlere doğru yürütülüyorsa ve bu durumların da hiçbir yöneticiyi rahatsız etmiyorsa bilin ki burada fazlasıyla bir zulüm vardır…

Bir ülkede, sadece farklı fikirlerdendir diye, farklı diller konuşur diye, farklı kültürlerden diye, her gün baskılar yapılıyorsa, baskılar altına alınıyorsa bilin ki o ülkede fazlasıyla bir zulüm vardır…

Bütün dünya ülkeleri ve özellikle Ortadoğu’nun motoru beyin gücü olan Türkiye ile birlikte diğer bütün Ortadoğu ülkeleri açısından zulüm karnelerinin ciddi kabarık bir dönemden geçtiğini biliyoruz.

Bizler de bu ülkenin bu toprakların evlatları olarak 2015 yılının gerçek bir milat olmasını dileriz.

Bütün dünya insanlığı ve Ortadoğu ülkelerinden olan Türkiye, Suriye, Irak başta olmak üzere, Mısır da, Filistin de Libya da barışın ve özgürlüğün meydana geldiği, zulümlerden, savaşlardan, zalimliklerden, katliamlardan uzak olduğu, açlıkların ve de geçim endişelerinin olmadığı, bütün adalet'in ve hakların tesis edildiği, ahlaki değerlerinin en yüksek olduğu dönemler ve yılları olmasıyla birlikte,

Savaşların Olmadığı Yeni Bir Dünya ve Yeni Bir Yıl Diliyorum..

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası