26 Haziran 2017 Pazartesi
Bir Gençlik!..

Bir Gençlik!..

Hüseyin DÜŞ
Hüseyin DÜŞ


  Allah (c.c), biz insanları, Allah’ı tanımak ve yalnız O’na ibadet etmek için yaratmıştır. Ama, yeryüzünde Allah’ı tanımayan, putperest, fasık, zalim ve vicdansız kavimler türemiştir. Maalesef  yaşadığımız şu dönemler, dinin sadece şeklen uygulandığı, ibadetlerin manevi zenginliğinin tadılamadığı, münafıkça bir yapıda ilerlemektedir.

  Ya gençliğimiz!..  Yarınlarımızı maddi ve manevi yönden mamur etmesini umduğumuz gençlerimiz ne durumda dersiniz? Mutlaka ümitvar olmak durumundayız!.. Ancak bir durum tespiti yapmamakta hata olur. Belki de önce kendimizi bir gözden geçirmeliyiz aziz dostlar… Bizler ne kadar iyi örnek olabildik acaba? Müminler olarak yüklendiğimiz emanetleri ne yaptık?

  Araf Suresi 172. ayetinde buyuruluyor ki: Allah (c.c), Adem’in sırtını mesh etti de  oradan kıyamete kadar yaratacağı her nefsi çıkarttı. Onlara “Elestü birabbiküm = Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” buyurdu. Onlarda: “Kalu bela = Evet öylesin” dediler… Böylece, Allah (c.c) kendi birliğini Hz.Adem’in (a.s) nesline ikrar ettirdi ve onlardan söz aldı. İşte bu sebeple, dünyaya gelen her insan, bu emaneti korumak ve ahdi yerine getirmekle yükümlü hale geldi.

  Müslümanlar, mal, mülk, makam, sıhhat ve evlat gibi kendisine verilen her şeyin Allah’ın birer emaneti olduğuna inanırlar. Müminler, emanetleri korumadıkları ve verdikleri sözü tutmadıkları, yaptıkları anlaşmalara uymadıkları zaman İslam Birliğinin ve Adil Düzenin kurulması mümkün değildir.

  Şimdi söz buraya gelmişken, yüklendiğimiz en önemli emanet olan evlatlarımızdan bahsedelim biraz. Bir süredir gündemimizde yer alan “Dindar Nesil” söylemlerinde milletçe acaba ne kadar samimiyiz ve bunun gerçekleşmesi için ne kadar gayret gösteriyoruz.

  Bu güne kadar “Din[i]dar” olarak yetiştirile gelen gençliğimizi nasıl “Dindar” hale getireceğiz? Dindar ama hangi inancın dindarı olarak yetiştiriliyor ve yetiştirilmek isteniyor gençlerimiz? Gençlerimiz inancını yaşama konusunda ne kadar hevesli acaba?

  “Vakit bulamıyorum, fırsatım yok, daha çok gencim, hele bir kırk-elli yaşıma geleyim, işlerimi bir yoluna sokayım, dünyaya bir daha mı geleceğim, benim babamda hacıydı” gibi nefsani ve şeytani bahanelerle inanç ve ibadetlerinden uzaklaşan bir nesil ile karşı karşıyayız maalesef…

  Bugünün yetişkin Müslümanları, gönüllerindeki imanı ve İslam’ı, yaşama heyecanlarını kaybetmişlerdir. Ümmet çatısını yeniden kurmak, çile ve sıkıntılardan kurtulmak için, İslami heyecanla dolu bir cemaat ve milli bir gençlik yetiştirmek şarttır.

  İslam uğrunda “Kim var” denildiğinde sağına soluna bakmadan “Ben varım!..” diyebilecek bir yapıda olmalıdır gençlerimiz.

Dini ilimlere aşık, fenni ilimlere sevdalı bir gençlik…

Haramlara el uzatmayan, anarşiye bulaşmayan bir gençlik…

Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik...

Ve Müslümanlar arasında “takva ölçüsü dışında” üstünlük tanımayan bir gençlik…

  Tek cümleyle, Allahın, kâinatı yüzü suyu hürmetine yarattığı Sevgilisinin âlemleri manto gibi bürüyen eteğine tutunacak, Ondan başka hiçbir tutamak, dayanak, sığınak, tanımayacak ve Onun düşmanlarını ancak kubur farelerine denk muameleye lâyık görecek bir gençlik... 

  Tarihimizdeki bütün zaferler silahla değil maddi üstünlükle değil sadece iman, aşk ve azimle kazanılmıştır. Bir ülkenin gücü; tankı, topu, parası değil, imanlı evlatlarıdır. Bunun da temelinin; inançlı, milli ve manevi değerlerine bağlı aileler olduğu unutulmamalıdır. İnanç, her şeyin temelini teşkil eder ve gençler olarak sağlam bir imana sahip olunmalıdır.

  Kıymetli gençler insanların hayrı ve saadeti için, tüm gücünüzle çalışın. Her nefesin hesabının verileceğini bilerek, hayır yolunda çalışın. Ömrünüzün sonuna kadar insanlığa hizmete devam edin.

  Müslümanlar; gayede bir, manada bir ve davada bir olan, özlenen güzide gençliği yetiştirdikleri gün, ezilme ve çileler bitecek, hem Müslümanlar hem de tüm insanlık kurtulacaktır, İnşaAllah… 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası