27 Haziran 2017 Salı
İŞTE ÇAY SİMİT HESABI, İŞTE EKONOMİMİZ!..

İŞTE ÇAY SİMİT HESABI, İŞTE EKONOMİMİZ!..

Hüseyin DÜŞ
Hüseyin DÜŞ

İŞTE ÇAY SİMİT HESABI, İŞTE EKONOMİMİZ!..

Bu çay simit hesabı birçok kez yapıldı ve bundan sonrada yapılmaya devam edeceğe benziyor. Hadi gel de yapma şimdi bu hesabı değil mi ama?

Türkiyem canım Türkiyem, bunca yeraltı yerüstü doğal kaynak ve zenginliklerine rağmen insanlarının çoğunluğunun ser sefil yaşadığı daha doğrusu yaşamaya mahkum edip alıştırıldığı Türkiyem!.. Ne hazindir ki, bu kötü gidişatın farkına varamayan uyuşturulmuş, narkozlanmış üzerine ölü toprağı serpilmiş bir toplum haline geldik.

Bugünkünden daha iyi, güzel ve kaliteli bir yaşam standardına sahip olabilecekken çok daha azıyla yetinmesi telkin edilen aziz milletim vah ki vah!..

‘’Okşayan elin kıymetini bilmeyenler, tekmeleyen ayağı öperler...’’ diye bir söz vardır, duymuşsunuzdur. Refahyol hükümetinin ve merhum Erbakan’ın kıymetini bilmeyen ve sahip çıkmayan milletimiz şimdi her yerinden faiz belasına bulaşmış borç batağında debeleşen hükümeti yere göğe sığdıramamaktadır. Bu nasıl bir handikaptır böyle. Bakın bu iddiamızı boş sözler olarak görenler hemen çıkacaktır elbette.

Görmek istemeyene gördüremezsin, duymak istemeyene de duyuramazsın. Bizzat bakanlıkların ve devlet kurumlarının açıkladığı beyanlar üzerinden konuşmaktayız. İsteyen her vatandaş Başbakanlığa bağlı Hazine Müsteşarlığının ‘’hazine.gov.tr’’ adresinden ya da Kalkınma Bakanlığının ‘’kalkinma.gov.tr’’ internet sitesinden araştırdıklarında ekonomimizin ve borç durumumuzun güncel ve önceki senelerdeki halini görebilirler.

Kalkınma bakanlığının verilerine göre 2002 de kişi başı milli gelirimiz 3492 dolar imiş. Şimdi ise 10000 dolar olduğu iddiasındalar değil mi? Bu rakama göre Erdoğan’ın 2002 de yaptığı çay simit hesabını tekrar ele almamız lazım.         Her hane neredeyse 3 katı zenginleşmiş güzel Türkiye’mde!.. Şimdi hemen birkaç hesap yapıverelim.

10000 dolar kişi başı geliri 5 kişilik aileye uyarlayalım şimdi… 10000 dolar x 5 kişilik aile: 50000 dolar yani 170 bin TL senelik kazancımız var demek. Buda ayda 14 bin TL ediyor. Vay bee…

Arkadaş ne kadar da aç gözlüyüz milletçe yahu!.. Bu kadar gelirimiz var hala beğenmiyoruz hükümetimizi…

İşte çay simit hesabı!.. İstanbul’da orta halli bir semtteki orta halli bir pastane fiyatı ile !.. Vatandaşımız; 1,5 TL’lik Çay ve 1,5 TL’lik Simit ile öğününü geçirse…

1,5 TL çay + 1,5 TL simit = 3 TL

3 TL × 5 kişi = 15 TL

15 TL × 3 Öğün = 45 TL

45 TL × 30 Gün = 1350 TL Hesap ortada kıymetli dostlar.

Hani milli gelirimiz artmıştı ya hani aylık hane gelirimiz 14000 TL olmuştu ya!.. Bir küçük hesap daha yapalım şimdi. Asgari ücretimiz ne kadar 1300 TL.

1300 TL x 5 kişi = 6500 TL

5 kişilik ailede anne baba ve çocuklar dahil tüm bireyler çalışsa bile aylık hane gelirimiz 14 bin TL yi bırakın yarısı bile olmuyor. Halbuki sayın Erdoğan’ın 2002 deki ifadesi yönünde bakarsak o zamanki asgari ücretli, ailesiyle 3 öğününü çay simit ile geçirse kendisine sadece 2 TL si kalıyordu.

Eee şimdi madem kişi başı milli gelirimiz 10000 dolar seviyesinde ise niçin bizler milletçe per perişan haldeyiz!..

Niçin kredi borçları ve faiz batağındayız? Niçin aileler dağılıyor? Niçin cinayetler, ahlaksızlıklar, aldatmalar ve hırsızlılar her geçen gün artmaya devam ediyor?

Kıymetli hükümetimiz yine resmi rakamlara göre, 2003 de Merkezi Yönetim Brüt Borcumuzu 282 milyar TL’den, 2016 da 725 milyar TL’ye getirme başarısını göstermiş. Bu ne demek biliyor musunuz daha doğmamış torunlarımızın bile borçlu olduğunun göstergesi bu rakamlar… Ama o kadar köprü yaptı, havaalanı yaptı vs. vs…. diyecek çok kişi var biliyorum. Bakın bu köprüler havaalanları yap-işlet-devret usulü ile yapılmaktadır. Ne hazindir ki, yapılan bu köprülerden geçiş ile ilgili hükümet taahhüt vermiştir. Ayda şu kadar araç geçecek geçmez ise eksik kalan geçiş ücretini biz vereceğiz denmiştir. Şu an bu köprülerden geçiş ücretleri çok pahalı olduğundan fazla kullanılmamaktadır. İşte bu köprüleri yapanlar zarar etmesin diye senden, benden yani hepimizin kesesinden, verdiğimiz vergilerden onların zararı karşılanmaktadır. Bumudur hizmet, Allah (c.c) aşkına? Ve hükümet kar eden etmeyene bakmadan tüm kamu mülklerini özelleştirmiştir, elde hiç bir şey kalmamıştır.

Bütçenin büyük bir kısmını hepimizden toplanan vergiler oluşturmaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde bizimki gibi bir vergi anlayışı yoktur. Vergiden bile vergi alınmaktadır. % 60-70’leri bulan vergilerle karşı karşıyayız. Bir araç alındığında neredeyse aracın fiyatının 3 katına yakın vergi ile karşılaşılabiliyor. İsraf hiç bu son 10 yıl içindeki boyutunda yaşanmamıştı.

Birçok hususta birincilikleri kimseye bırakmayan AKP hükümeti israf konusunda da açık ara önde gidiyor. Bu ifadelerde bizim değil bizzat hükümet kanadından yapılan açıklamalardır. İsraf ile ilgili ayrıca bir makale kaleme alacağım ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bir örnek vermek istiyorum. 20 milyonluk İstanbul’da binlerce insanımız aç bilaç halde iken, direklere saksı çiçek ve çiçek duvar uygulamalarına 2009 dan bugüne kadar 55 milyon TL harcanmış durumda. Müslüman Türkiyem ne gariptir ki israf, faiz ve haramların önünü açan bir zihniyete kurtarıcı ve her söylediğinden çark eden karakterleri de büyük lider olarak görmeye başladığından beri burnu pislikten kurtulamamaktadır. Umut edelimde gerçekten daha güzel günleri görebiliriz. Hepimiz aynı gemideyiz ve bu terennümlerimiz kargaşa çıkarmak, fitneyi alevlendirmek değil bilakis ne yapmakta isek şuur ile yapmamız gerektiğini tekrar vurgulamaktır. Körü körüne bir taassub ile tarafgirlik yapmanın önüne geçmektir.

Velhasıl, rabbim ne memleketimize nede ümmete zeval vermesin…

Kalın sağlıcakla, afiyetle…



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası