21 Temmuz 2017 Cuma
ÇAĞDAŞ ESKİŞEHİR RÜYASI

ÇAĞDAŞ ESKİŞEHİR RÜYASI

Konuk Yazar
Konuk Yazar

ÇAĞDAŞ ESKİŞEHİR RÜYASI

Çamlıca Birlik Caddesi’ndeyim. Uzun ince bir yolda gibi…

Caddenin her tarafı delik deşik, bazı yerler yamalı.Bir ikindi üstü. Ezan seslerine karışan araçların korna sesleri... Çiseleyen yağmur,kaldırımlara sığınan insanlar…

Palavraların şehrinden gerçek yansımalar cadde de bir anda “su göletleri” oluşuveriyor. Ertuğrulgazi Melahat Ünügür İlköğretim Okulu’nun oradayız. Altın Evler mevkii. Ne cadde, ne sokakla bakımsızlıktan her yer dökülüyor. Caddenin belli yerlerinde çatlaklar, bozulmalar, çökmeler…

Araba geçtiğinde tekere çarpan su, 5 metre ilerideki evlerin camlarına sıçrıyor. Vatandaş ne yapsın! Yanımızda vatandaş bizlere bağırarak, “Gör bunları, anlat bunları!” diyor. Görüyoruz, anlatıyoruz, çağdaş Eskişehir’imizden yaşam manzaraları…

*****

Çevremde kalabalık oluşuveriyor halka halka… Yalnızlığımı unutuyorum onların yanında. Fotoğraf makinemle çekiyorum kareleri. Kameramla çekiyorum bozuk yolları, bozuk kaldırımları,  çamurlu gölet oluşmuş sokakları… Öğrenciler karşıya geçerken “kurbağa gibi zıplayarak” geçiyorlar yolları…

*****

Yağmur suların gittiği logarlar tıkalı mı ne? Yalan rüzgârlarının estirildiği şehrimde, gördüğüm gerçekler patlıyor suratımda…Bir taraftan reklâm panoları: Aşkım Eskişehir… Bir başka dünya var.

Evet, Çamlıca’da, Yeşiltepe’de, Batıkent’te, Sütlüce’de, Sazova’da, Ömür’de, Aşağı söğüt önü’nde, Tunalıda…

Kısacası her yerde…Yolları bozuk, delik-deşik, yamalı… Ben bunları görüyorum, ne gördüğümü de belgeliyorum… Adım adım, sokak sokak, cadde cadde… Karelerde yalan yok, dolan yok. Objektife ne yansıdıysa o! Ben buralardayım,  bir kent ozanı gibi. Çağdaşlık ışığında arıyorum kendimi. Çamurların arasında…

******

Vişne Evleri’nde değilim tabi. Porsuk’un kenarında da değilim. Ben şehrin tam göbeğindeyim, Sıcak Sular’ dayım. Reşadiye’nin arka sokaklarındayım. Köprübaşı’nda “çağdaşlığı” aramıyorum. Köprünün en başında gezinenler göremezler buraları… Orayı çoktan tutmuşlar. Başka kareleri gördükleri de yok. Bitmek bilmeyen sözde projeler temcit pilavına dönen sözde işler. Zaman içinde yapılamayınca bu projeler anlamını yitiriyor. Ben zamanın içindeyim. Çamurlu yolların içinden, bozuk yollardan yürüyorum. Yürüyorum gündüz gece…

Bahçelievler’den, Eskibağlar’a Güllük, Ömerağa mahallesinin sokaklarından, kaldırımlarından. Eser kalmamış bahçelerden, bağlardan, güllerden. Yok olmuş birer birer. Hatıra resimlerinde varlar artık. Belki kent müzesinin bir köşesinde. Siyah beyaz anılar gibi kalakalmış…

*****

Bir metrekarelik yeşile hasret. Her yer beton yığını. Rant uğruna gettolaşmış apartlar kondular…  Projelerde sıkıştırılmış odalar. Sefer tası gibi bindirilmiş binalar. Estetikten  yoksun. Çağdaşlık adına…

******

Yürüyorum fabrikalar bölgesinde. Şehrin tam orta yerinde! Gözlerim Haydeparkı arıyor. Regent parkı arıyor. Öyle ferman buyurmuştu 1996 yılında…

Burası kentin akciğeri demişti. Burası şehrin en büyük parkı olacak demişti. Sakın buraları simsarlara kaptırmayın demişti. Sakın sipariş planlara evet demeyin demişti. Beraber,omuz omuza yürütmüştük bu mücadeleyi. Rant simsarlarına karşı!

Şimdi önünden yürüyorum rant kokan bölgede, AVM ‘er göze çarpıyor. Alınlarından öpülenleri izliyorum ekranlardan. Gözlerim ikiz kulelere takılıyor. Gözlerim otellere takılıyor.

*****

Artık anladım. Buraları yeşil alan olmayacak. Buraları kentin akciğerleri değilmiş. Akciğerler uğruna yaptığım mücadeleye mi yanayım. Bizlere söylenen yalanlara mı yanayım. Kaderime mi yanayım…

Hey gidi Eskişehir hey…

Aşkım Eskişehir. Bir kere olsun bil boardlarda haykıramadım sana olan tutkumu.. Meğer sen benim acı kaderimmişsin şimdi anladım. Çok geç oldu bilirim.

Niçin sessiz kaldınız. Dilinizi mi yuttunuz yoksa? Neden vazgeçtiniz sevdanızdan? Bakın şimdi sipariş planlar yürürlükte, Ellerinizle boğdunuz akciğerleri…

Sakarya Gazetesi
Zafer Çatel



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası