23 Ekim 2017 Pazartesi
Murat Keskin haklı çıktı: Harbiden çakma plajmış!

Murat Keskin haklı çıktı: Harbiden çakma plajmış!

Konuk Yazar
Konuk Yazar


Şehir Gazetesi’nde çalışıyorum. Yerel seçimlere 7-8 aylık bir süre kalmış. Bayram münasebetiyle Kent Park açılıyor, Bilim, Kültür ve Sanat Parkı da. Ama aslında ikisi de henüz tamamlanmamış parklar. Ne var ki seçimden önce vatandaşların gezmeye gelebilecekleri zaman dilimi de kalmıyor; çünkü kış yaklaşıyor, seçimler de kıştan çıkılmadan gerçekleştirilecek. Bu yüzden kıştan önce vatandaşların parkları görmesini sağlamak lazım ki oy gelebilsin. Bu düşünceyle parklar erkenden açılıyor; bir yandan da Büyükşehir Belediyesi halk otobüsleri ile kenar mahallelerden topladıkları 40 yaş üstündeki bayanları parklarda gezdiriyor, öğle yemeklerini de Büyükşehir Belediyesi’nde ikram ediyor!

Tabii parklar seçim yatırımı olarak yapıldığı için seçimden önce, bir sürü eksikliğine rağmen açılıyorlar. Gazeteci bir arkadaşımla Kent Park’a gidiyoruz. Ne görelim; yürüme yolları kaymış ve çökmüş. Hemen fotoğraflarını çekmeye başlıyoruz. Az sonra güvenlikçiler fotoğraf çektiğimizi görüp bize uyarmaya başlıyorlar: “Burada fotoğraf çekmek yasak!”

Büyükşehir Belediyesi’nin kusurlu işlerini, baştan savma işlerini gazetecilerin fotoğraflaması yasak sizin anlayacağınız.

Bir süre sonra Büyükerşen “Bozkır’ın ortasına denizi” getiriyor! Yanına bir de uyduruktan plaj yapıyor. Gidip fotoğraflarını çekmeye çalışıyoruz, aynı yasakla karşılaşıyoruz!

O sıralarda, gazetenin patronu Murat Keskin de köşe yazıyor. Gıda mühendisi olduğu için suyun mikrobiyolojik yapısı hakkında doğal olarak bir hayli bilgili. Bu yüzden “Bu çakma plajdır” diyerek yazmaya başlıyor. Bir sürü tepki geliyor kendisine ama o ‘çakma plaj’ olduğu konusunda ısrarla yazmaya devam ediyor. Hatta ölüm tehditleri bile alıyor!

Hatırlarsanız daha sonra Yenigün Gazetesi’ne geçtim ben. Hem Murat Keskin hem de ben köşelerimizden plajın suyunun mikroplu olduğunu yazdık ve daha sonra yazdıklarımızın doğru olduğu İl Sağlık Müdürlüğü’nün raporları ile de doğrulandı.

Dün Şehir Gazetesi’nin manşet haberini görünce plajın bir yıllık kısa geçmişi bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti.

Şehir Gazetesi’nin dün yaptığı karşılaştırmaya ve değerlendirmeye katılmamak mümkün değil: “Kamunun parası işte böyle çar-çur ediliyor; Plaj ve havuz geniş kapsamlı bir tadilata alınarak neredeyse yeni baştan yapılıyor.”

Aslında aynı haberi Sonhaber Gazetesi bir hafta önce “Yüzme de yanında yat” diye vermiş ve haberde “…plajın standardının yükseltildiği ve 310 metrelik plajın dünya standartlarında bir hale geleceği, gerçek deniz kumu kullanılacağı, havuzun kumu ile suyunu birbirinden ayıracak özel bir taş döşeneceği, zeminin de özel bir yalıtım maddesi olan membranla kaplandığı” vurgulanmıştı. Daha doğrusu standart bir havuza göre Büyükerşen’in yaptığı plaj ve havuzunun eksikleri sıralanmıştı!

Bırakın Şehir Gazetesi’nin manşetini, Sonhaber Gazetesi’nin yazdıkları o plajın çakma plaj olduğunu anlatmaya yetiyor da artıyor bile. “Türkiye’de eşi yok” denilerek açmışlardı o plajı ama içine girildiğinde bulanıyordu! Suyun mikroplu olduğu raporlarla ortaya çıktığı zaman da mikrobu kırmak için standartların üstünde klor karıştırılarak vatandaşın sağlığı başka bir şekilde tehlikeye atılıyordu.

Bugün bir kez daha şunu söylemek isterim ki Murat Keskin ile birlikte günlerce yazdığımız o yazılardan sonra İl Sağlık Müdürlüğü, yazdığı bir yazı ile Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Müdürlüğü’nü “havuzun standartlara uygun olmadığı ve bir sonraki dönem (yani bu yıl 21 Temmuz-21 Ağustos tarihleri arası) kullanmak isteniyorsa havuzun standartlara ulaştırılması, aksi takdirde kullanımına izin verilmeyeceği” yönünde uyardı.

Bugün, çakma plaj ve havuzdaki çalışmalar da işte o yazının bir ürünü. Büyükşehir Belediyesi ve Yılmaz Büyükerşen, tüm Türkiye’ye hava atarak açtıkları çakma plaj ile havuzun aslında standart dışı olduğunu ve bu haliyle kullanılamayacağının bilinmesini istemedikleri için İl Sağlık Müdürlüğü’nün talimatları doğrultusunda çalışmalara başladılar. Bu çalışmalar yapılmamış olsa belki de plaj ‘standartlara ve sağlığa elverişli olmadığı gerekçesiyle’ kapatılacaktı. Eğer bu çalışmalar istenildiği seviyede gerçekleşirse bundan sonra o plaj ‘çakma plaj’ olarak anılmaktan kurtulabilir, aksi takdirde ismi ‘Çakma Plaj’ olarak tarihe geçer!

Bu arada Eskişehirli meslektaşlarımıza da bir çift sözüm var: Merkezi hükümet tarafından yapılan projelerdeki eksikleri, gedikleri gece gündüz takip edip, yazıyor; milletvekilleri kanalı ile hesap soruyorsunuz. Bu yönüyle sizleri tebrik ediyorum. Acaba aynı hassasiyeti söz konusu yanlış işleri Büyükşehir Belediyesi ve Yılmaz Büyükerşen yaptığı zaman neden göstermiyor, sesinizi çıkarmıyorsunuz?

Sezai Şen
Yenigün Gazetesi



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası