19 Ağustos 2017 Cumartesi
Yediler Parkı’na kat çıkmak!

Yediler Parkı’na kat çıkmak!

Konuk Yazar
Konuk Yazar

Yediler Parkı’na kat çıkmak!

Anadolu Üniversitesi öğretim üyelerinden ve İktisadi İdari Bilimler Fakültesi eski Dekanı Prof.Dr. Recai Dönmez, Odunpazarı Belediyesi’nin ağaçların kesildiği Hamamyolu projesiyle ilgili, kişisel web sitesinde çok güzel bir yazı kaleme almış. Şimdiye kadar kentin akademisyenlerinden gelen en güzel tepkilerden biri bana göre … İzniyle biraz özetleyerek sizlerle de paylaşmak istedim…

YAPILAN ŞEY YEDİLER’E KAT ÇIKMAK
“…Belediye’nin “Hamamyolu Urban Deck” projesine neden hoşgeldin diyemediğimi açıklayayım şimdi: Bu projenin şimdiye kadar parklarımıza yapılanlar içerisinde sonradan telafi edilmesi en zor ve en büyük zararı vereceğini düşünüyorum. Çünkü, bu proje bildiğiniz büyük bir inşaat projesidir. Üstelik borç parayla finanse edilen ve milyonlarca lira tutan bir iş. Bir müteahhitlik işi yani. Asıl vahim tarafı bu bir betonlaştırma projesidir. Gidin ve görün, daha şimdiden parkımızın üzerine tonlarca beton dökülmüştür. Bir parkta en son görmek istediğimiz şey betondur. İnsanlarparka beton görmek için değil bir parça yeşillik görmek için giderler. O betonların modern inşaat malzemeleriyle kamufle edilecek olması gerçeği değiştirmez. İnsanların gözlerini bilgisayar çıktılarıyla, süslü ve aptalca tanıtım sözcükleriyle boyuyorlar. Yapılan şey Yediler Parkının üzerine kat çıkılmasıdır.”

YAŞLI, ÇOCUKLU, ENGELLİLER GEÇEMEYECEK
“Projenin isminden belli zaten ne olduğu. “Deck” sözcüğü teras, sundurma gibi yerlere verilen isimdir. “Urban deck” denince şehir terası oluyor. Odunpazarı’ndan başlayarak, şehrin en önemli aksını boydan boya katedecek üst geçit benzeri, adeta viyadük tarzı inşaatlar yapılacak. Böylece proje sahiplerinin kendi ifadeleriyle “üç boyuta çıkılarak yaratılan kentsel platform, yayaların sadece yatayda değil; üst geçitler, alt geçitler, rampalar ve zemin altı bahçeler ile düşeyde de hareket etmelerini sağlayarak kent dokusuna dair farklı bir deneyim edinmelerini” sağlayacaklarmış! Breh, breh! Hamamyolu müdavimlerinin -ki çoğu emekli amcalar, teyzeler, çocuklarını gezdirmeye veya alışverişe çıkmış orta halli insanlardır- pek umurundaydı üç boyutlu deneyim. Hamamyolu’nda biraz dolaşmış, azıcık gözlem gücü olan herkes bilir, o caddede asıl ihtiyaç doğru düzgün yürünebilecek bir alan yaratmaktır. Platformlar, alt geçitler, üst geçitler, rampalar inşa etmek şöyle dursun yol boyunca var olan engellerin kaldırılması gerekir. Belediye, bir hizmet yapmak istiyorsa insanların rahatça yürümesine engel olan yol ortasındaki o aptal beton saksıları kaldırsın meselâ. İçindeki çiçekleri de parkın bir kenarına diksinler ve düzenli olarak sulasınlar. Emekli amcaları, yaşlı teyzeleri oradan kaçırtmak gibi gizli bir amaçları varsa, onu bilemem tabii. Böyle bir hedef yoksa dahi, proje bitince Hamamyolu Caddesinde o rampalarda, altlı-üstlü geçitlerde ancak belli bir kondisyona sahip olanlar dolaşabilecektir. Yaşlı, çocuklu, engelli insanlar kenarından bile geçemeyecektir Hamamyolu’nun.”

HAMAMYOLU ISSIZ BİR YER Mİ Kİ?
“Proje ile Hamamyolu bir cazibe merkezi haline gelecekmiş. Bu lâfları edenlerin gerçekten Eskişehir’de yaşadıklarına inanamıyorum. Hamamyolu ıssız bir yer mi? Hamamyolu’nun, şehir kurulduğundan beri bir cazibe yani çekim merkezi olduğunu bilmeyen mi var bu şehirde. Nerdeyse sabahleyin yataktan kalkan her Eskişehir’li soluğu Hamamyolu’nda alır. Hafta içi dahil her zaman hareketli bir yerdir orası. Deck” sözcüğünün bir anlamı daha vardır… Bir yumrukta yere sermek, yerle bir etmek anlamına da gelir. Proje sahipleri “Urban deck” ismini bu anlamda kullandıysalar, onları dürüstlüklerinden dolayı tebrik etmek gerekir. Bu proje gerçekten Hamamyolu’nu yerle bir edecek bir projedir çünkü.”

ELLEMEYİN, AĞAÇLARA BAKIN...

“Ben aslında bütün bunları neden yaptıklarını anlayabiliyorum. Ama gerek yok. Gerçekten yok. Eğer belediye borçlanma yoluyla da olsa milyonlarca liralık bir kaynak yaratma becerisine sahipse, bu kaynağı Eskişehir’in kenarlarında bir cazibe merkezi yaratmak amacıyla kullansın. Örneğin, onbinlerce insanımızın yaşadığı toplu konut alanlarını çekici kılacak işlere yatırsın bu parayı. Çeperden merkeze çekim yaratmaya ihtiyacımız yok. Tersine merkezden çevreye doğru yayılalım biraz da şehir merkezimiz rahatlasın. Hamamyoluna gelince, orada yapmanız gereken işler çok basit. Ellemeyin! Ağaçlara bakın, çiçekleri sulayın, yolda insanların ayaklarına dolaşan şeyleri kaldırın yeter.”

 

MURAT ATİKEL



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası