24 Haziran 2017 Cumartesi
ucube

ucube

GÜNDOĞDU YILDIRIM
GÜNDOĞDU YILDIRIM

ucube

UCUBE

Hayatımıza yeni kelimelerin girmesi medyatik, teknolojik, sanatsal ve de  siyasal süreçlerle oluyor. Bir çok eski ve yeni kelimeler süslüyor konuşmalarımızı. Toplum, yeni kelimeleri çabuk benimseyip, kabul ediyor.

En çokta diziler etkili oluyor yeni kelimelerin kullanımında. Hele argoya kaçan bir söylemse, hemen kabul görüp, kısa sürede herkesin ağzına sakız oluveriyor.

Anlamı derin olmayan, yalın kelimeler çabuk kabul görürken, derin kelimeler çok zor konuşma diline giriyor ve çok az kullanıyor.

Hatırlanırsa Recep İvedik filmindeki, "çakaaal", "indiregandi" vb. kelimeler herkesin ağzına sakız oluvermişti.

Siyasette yeni kelimelerin üretildiği bir alandır. Demirel, en çok hayatımıza kelime katan bir siyasetçidir. Ne demiştir; "deniz vardı da biz mi içtik." Yine "benim vatandaşım,…"  onun sözüdür.

 
Siyasetin son ürettiği kelimelerden birisi de  “Ucube” kelimesidir. Kısa sürede, toplum tarafından benimsenip, günlük kullanım diline giriverdi. Her olumsuz söylemler için sıfat tamlaması temelinde kelimenin önüne konduruldu. Her cümlede mutlaka kullanılır oldu. Bunu siyasi liderlerin söylemesi ayrı bir tat kattı.

Canlı ve cansız varlıklar bir değişim ve dönüşüm süreci içindedir.

Dilin de, böyle bir değişim ve dönüşüm süreci geçirdiği düşünülürse, eskilerin üstüne yeniler eklenir ve de eskiler unutulur gider. Dilde değişim, dönüşüm süreci devam eder gider.

Ucube, siyasi söylemler sonucunda kullanım dilimize girdi ve olay yarattı. Kelimenin kullanıma girmesinde bir sorun yok. Gayet doğal. Doğal olmayan, "ucube" kelimesini bir sanatsal yapıt için söylenmiş olmasıdır.

Ucubenin kelime anlamı; çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan şey,  anlamına gelmektedir.

Sanat çok farklı bir alandır.

Bir çok farklı akımı olan, bir çok farklı bakış açısı olan bir daldır. Güzelliği ve çirkinliği kişiye göre değişir. Halk arasında yaygın kullanılan bir söz vardır; "zevkler ve renkler tartışılmaz" diye. Sanatta öyledir.

Sanat ve sanatçıdan yoksun bir ülkeyiz.

Tarihsel geçmişimizde ve günümüzde çok sanat eseri üreten ve sanatçısı çok olan bir ülke değiliz. Şehirlerimiz sanat eserleriyle falan dolu değil.

Kentsel yapılaşma ucube, binalar ucube, eğitim ucube, toplumsal yaşam ucube, demokrasi anlayışı ucube, kadına verilen değer ucube,... daha o kadar çok şey var ki ucube olan saymakla bitmez. Böyle iken gerçeğimiz, sanatın ucubeliği anlamsızlaşır ülkemizde.

Konuşma dilimize kolayca giriveren "ucube" kelimesi ne kadar daha günlük kullandığımız dil arasında kalır bilinmez ama sanat hiçbir ülkede ucube olmamıştır.

Atatürk’ün bir sözü vardır; "Sanatsız kalmış bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir."

Sanat bir toplumun aynasıdır.

Halka verilen değer, gelişmişlik düzeyi, demokratik değer, özgürlükler, ülkelerin sanata verdikleri değerle ölçülür.

Ne kadar sanat eseri, o kadar gelişmiş ülke!



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası