23 Mart 2017 Perşembe
ortalık toz duman

ortalık toz duman

GÜNDOĞDU YILDIRIM
GÜNDOĞDU YILDIRIM

ortalık toz duman

ORTALIK TOZ DUMAN

Son bir ayda neler olduğuna şöyle bir bakınca, bu kadar kısa sürede onca olayın sığması insanı şaşırtıyor. Bir sabah kalktığında birde bakmışsın başka bir gündem karşına çıkıyor. Dün neyi konuşuyorduk, bu gün ne konuşacağız ve yarın neler konuşulacak. Bu gün bitmeden, birde bakmışsın sıcak, flaş gelişmeler ekranlarda boy gösteriyor.

Dün yıllardır parti başkanlığı yapmış bir liderin özel hayatı konuşuldu. Yerine gelen genel başkanın seçilme süreci ve entrikalar üzerinde duruldu. Bir umut rüzgarı kastı kavurdu ortalığı derken Filistin’e giden İnsani yardım gemisi ve İsrail devletinin Vahşeti gündeme bomba gibi düştü.

Ülke ve dünyadaki hızlı değişimler, yaşanan gelişmeler kaygı sınırlarını zorluyor, nereye gidiyoruz böyle? Sorusunu sorduruyor.

Kuzey Kore ve Güney Kore’nin savaşmasına ramak kaldığı, İran’a yaptırımların kapıda olduğu, Türkiye ve Birezilya’nın arabuluculuğunun sonuçsuz kalması ve daha bir sürü olay dünyanın hızla savaşa sürüklendiğinin bir işareti olmalı.

Bu sıcak gündemlerin nereye evrileceği, nasıl bir sonla sonuçlanacağı, tarafların nasıl bir kazanımla elde edeceği v e hangi tarafın bu işten karlı çıkacağını tahmin etmek çok zor olsa gerek.  Önder sav’ın deyimiyle; “Daha çok fırın ekmek yemek”  gerek doğrusu.

 Olayın ardından yeni bir olay, diğer olayın yarım kalmasına enine boyuna tartışılıp mantıklı bir çıkarım yapılmasına büyük bir engel teşkil ediyor. Kimin öngörüleri doğru, kim nerde duruyor bunu anlamakta, anlatmakta uzmanlar zorlanır oldu.

Yaşamın döngüsü böyle bir şey işte. Bir süre dingin ve yolunda  giden yaşam; birde bakmışsınız kısa anlarda bir sürü olaylara gebe olmuş. Birbiri ardına volkanlar patlamıştır. Ne oldum demeye kalmadan, neler neler olmuştur.

Doğanın dengesi, hayatın gerçeğidir.

Bitkilerin olgunlaşmasına benzetilebilinir hayat. Birkaç ay geçer meyvelerde hiçbir değişiklik olmaz, sanırsınız ki, olgunlaşmayacak, ürün vermeyecek diye düşünürsünüz. Umudu tam kestiğiniz biran birde bakmışsınız ki meyveler olgunlaşmış, ürüne durmuştur.

 Hayatın doğası gereği her şey sürekli bir ölçüde ilerlemez, büyüme, gelişme dönemleri vardır.

Son yıllarda İsrail ve Filistin çatışması ve Bizim Filistinlilere yapılan zulme sessiz kalmamamız; İsrail’e tavır almamız bu günün fitilini çoktan ateşlemişti.

Yunanistan’daki  yaşanan ekonomik çöküş ve yükselen protestolar ve dalga dalga yayılan eylemler bu günlerin tehlike çanlarıydı. Öylede oldu, özellikle AB dünyada ve  ülkelerde yaşanan ekonomik krizlerin ardından telaşa düştü. Kendi geleceklerinin, güvenliklerinin derdine düştüler.

Hiç sarsılmaz denen kapitalizm, tökezlemeye başladı. Sömürgelerin tekrar paylaşımı gündeme geldi. Dengeler değişti. Sahneye yeni güçler çıktı. Tüm bunlar ve daha bir sürü toplumsal ve siyasi gelişmeler dünya ülkelerini ve insanlarını sarstı.

Ülkemiz bu gelişmelerin dışında kalamazdı. Çünkü, dünyanın tam ortasında bulunan, Avrupa ve Asya kıtalarının köprüsü konumunda olan, Ortadoğu’nun şekillenmesinde en büyük göreve sahip olan bir ülkeydi ülkemiz. Kaçmak, ilgisiz kalmak gibi bir lüksü yok kısacası

Yarın neler olur şimdiden kestirmek çok zor. Dünya ve ülkemizin geleceği bir çok olaylara gebe. Bu gelişmeler sonucu ülke olarak  nasıl bir pay düşer o zamanla belli olacak ama bu günlerde ; ORTALIK TOZ DUMAN



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası