26 Haziran 2017 Pazartesi
KENDİNE DEMOKRAT

KENDİNE DEMOKRAT

GÜNDOĞDU YILDIRIM
GÜNDOĞDU YILDIRIM

KENDİNE DEMOKRAT

KENDİNE DEMOKRAT

Dünyanın en çok kullanılan kelimelerinden birisi olmalı demokrat kelimesi. Hem çok kullanılan, hem de çok önem verilen bir kelimedir. O kadar önemlidir ki, canlının yaşadığı her yere girmiş, insanlığın en önemli simgesi olmuştur.

Demokrasi toplumlar için önemlidir. O toplulukların yaşam standartları, gelişmişlik düzeyleri bu kelimeyle ölçülmüştür. Geri kalmış ülkelerin yönetimleri, dikta yönetimler, darbeler hep demokrasiden uzak sayılmış, demokratik olmamakla suçlanmış ve insanlık tarafından lanetlenmiştir.

Demokrasi evrensel bir değerdir.

Dünyanın dört bir yanı,bu değerlerin yaygınlığı, kabul görmüşlüğü, yasalarındaki varlığı ile değer bulmuş, demokratiklik sınıflamasına tabii olabilmiştir.

Demokrasi o kadar değerli bir kelimedir ki, emperyalistler bile sömürgeler kurarken, ülkeleri işgal ederken dahi “demokrasi ve özgürlük getiriyoruz” demişlerdir.

ABD, en son Irak’a girerken “demokrasi götürmek, özgürleştirmek” için girmişti. Koca bir ülkeyi yerle bir ederken, onca çocuğu öldürürken bile  demokrasi ve özgürlüğü dilinden hiç düşürmedi.

Sömürüler, işgaller, baskılar yapılırken, tepkiyi azaltmak, halkları kandırmak için hep, demokrasi havariliği yapılır. Onların demokratlık anlayışı kendilerine göre olduğu için, demokrasi kavramını kullanmaktan hiç çekinmezler.

 Ülkeler demokrat olurda, insanlar demokrat olamaz mı?

Evet olur ya!

Her birey kendine göre demokrattır.  Başkaları ona göre demokrat değildir. Başkalarının sınırını zorlasa da, haklarını gasp etse de kendine göre demokrattır. Kendi dünyasında haklı olan kendisidir. Çünkü onun dünyası o kadardır

İşlenen cinayetler, edilen kavgalar, kadına uygulanan şiddetlerin temelinde kendine görelik, kendi adalet anlayışları içinde onaylandığı içindir.

Hükümetler, partilerde demokrattır.

Her yapılan yasa demokrasi içindir.

Şimdiye kadar çıkan hiçbir yasa demokrasiyi askıya almak için çıkmamıştır. Aklıma geldi de, 12 Eylül darbesi bile, ülkede demokrasiyi tekrar  kurmak için yapılmıştı.

Bu kadar kabul görmüş bir kelime tabii ki her türlü alanda kullanılmaya, içinin boşaltılmasına müsait hale gelmiştir.

Dünya ülkelerinde demokrasinin anlamı; insan hakları, yaşam koşulları, işçi hakları, iş güvencesi, düşünceyi özgürce ifade edebilme, seyahat özgürlüğü vb hakların anayasal güvencesi, basın özgürlüdür. Bu  gibi kavaramlar demokrasinin genel içeriğini oluşturur.

Ülkemizde her kesim kendine demokrat!

Yıllardır kendileri arasında demokratlık yarışı yapanlar, demokratlığı hep kendilerine göre algılamış, attıkları her adımda kendi çıkarlarını gözetmişlerdir.

Kendine göre demokratlık yıllardır ülkede gerçek demokrasinin yerleşmesinin önünde en büyük engel ola gelmiştir.

12 Eylül askeri darbesinin üzerinden otuz yıl geçmesine karşın sivil bir anayasanın yapılamamış olması, kendine demokratlığın en büyük kanıtı değil midir?

Demokrasi halk için olmalıdır. Demokratlıkta öyle.

Bu ülke ne çekti ise kendine demokratlıktan çekmiştir. Demokrat Parti, halka zulmü reva görürken demokrasi havariliği yapmaktan geri durmamış, ülkeyi uçuruma yuvarlamıştır.

Kendine demokrat mantığı sığ ve çıkarcı bir yaklaşımdır.

Kendine demokrat değil, Halka demokrat olunmalıdır.

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası