27 Mart 2017 Pazartesi
VATAN TOPRAĞI SATILIR MI

VATAN TOPRAĞI SATILIR MI

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


                                     Nevzat Laleli

               Ateş bacayı sardı yazı serisi:4                                                         nlaleli@mynet.com

İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy; “Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır” diyor, bir şiirinde. Bu tarifte bir kara parçasının yani toprağın, vatan olarak değerlendirilmesi onun “uğrunda ölen veya ölmeye hazır insanların olması” şartını getirmektedir.

Sultan Alparslan’ın,1071 yılında Romen Diyojen’in 250 bin kişilik ordusunu sadece 40 – 50 bin askerle Malazgirt muharebesinde yenmesi ve bu toprakları bize vatan yapmasından bu yana üzerinde yaşadığımız bu topraklar üzerinde o kadar çok insan şehit olmuştur ki bunun gerçek rakamını bulmaya da söylemeye de imkânımız yoktur. En son yaptığımız savaşlarla 19. Haçlı ordusunu, vatanımızdan kovmuş ve “…Ak deniz’e döktüğümüz Yunanla” birlikte İstiklal savaşının içindeki sadece Çanakkale savaşında verdiğimiz şehit sayısı 250 bini bulmuştur.

Yeryüzünde hiçbir toprak için bu kadar insan şehit olmamış ve şehit kanı toprağa karışmamıştır. Eğer adına “Vatan” diyeceğimiz bir toprak varsa o da şu üzerinde yaşadığımız topraklardır. Aynı şairimiz, İstiklal marşının bir yerinde; “Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda” diyerek torağımızın her avuçlanarak sıkılmasında, parmaklar arasından şehitlerin (şehit kanlarının) çıkacağını vurgulamaktadır.

VATAN TOPRAĞI SATILMAZ

Siyonizmin kurucusu Teodor Herzel’in, 1900 lü yılları başında Sultan Abdülhamid’e başvurarak, Osmanlı-Rus harbinin yapıldığı bir zamanda; “Osmanlı’nın birikmiş bütün borçlarının silinmesini sağlayacaklarını, buna karşılık kendilerine Filistin’de toprak verilmesini istemesi” karşısında, Sultan’ın; “O topraklar benim değil, milletimindir. Bedeli kan dökerek alınmıştır, para ile satılamaz” demesi ve onu kovması meşhurdur.

Yukarıda belirtmeye çalıştığım İstiklal savaşımız ve Çanakkale savaşında “yabancılar toraklarımızda sahiplik yapmasın, malımıza, ırzımıza ve canımıza kastetmesin” diyerek şehit ve gazi olanlar, zamanımızın idarecilerinin yabancılara toprak, fabrika, tesis, kuruluş ve hatta ekonominin bel kemiği olan bankalarımızı sattıklarını görselerdi ne derlerdi acaba? Torunlarının haddi aşarak kanla alınan vatan toprağını para karşılığı satacaklarını bilselerdi, bu topraklar için ölür, canlarını verirler miydi? Veya onların kan dökerek korudukları topraklarımız, zamane yöneticilerinin yabancılara peşkeş çekilmesi ne ile açıklanabilir?

VATAN DA SATILIRMIŞ

AKP hükümetinin, AB (Avrupa Birliğinin) isteğiyle yabancılara toprak satışını serbest bırakan kanununu çıkardığı 2003 – 2006 yılları arasında 285 milyon metre kare toprağımız yabancılara satılmıştır. “haber10.com’un 3.10.2006 tarihli haber’inde, 2003 yılından günümüze ülkemizde mülk edinen yabancıların sayısı 62 bin 500’e çıkmıştır.

 Yabancılar ve onlara satılan topraklarımızın listesinde; 1 milyon 784 bin 721 metre karesini Almanlar, 816 bin metre karesini de Amerikalılar satın almışlardır. Vatan toprağını satın alan diğer ülkeler ve aldıkları toprağın metre karesi şu şekildedir.  

Arjantin 195 bin metre kare, Avustralya 28 bin 553, Avusturya 190 bin 672, Belçika 78 bin 085, Danimarka 127 bin 930, Finlandiya 4 bin 953, Fransa 67 bin 739, Hırvatistan 188 bin, Hollanda 255 bin 544, İngiltere 1 milyon 260 bin 361, İrlanda 174 bin 852, İspanya 839 bin, İsrail (GAP bölgesi) 30 bin 219, İsveç 7 bin 340, İsviçre 67 bin 496, İtalya 30 bin 682, Japonya bin 514, Kanada bin 553, Lüksemburg bin 020, Macaristan 15 bin 067, Norveç 23 bin 469, Polonya 727 bin, Rusya federasyonu 7 bin 096, Sırbistan 12 bin 338, Slovenya 44 bin, Ukrayna 128 bin, Yeni Zelanda 446 bin ve Yunanistan’da 129 bin 351 metre kare yer almışlardır. Birkaç tane de Müslüman ve Türk devletleri bulunmaktadır.

Sonuç, vatan toprakları parça parça elden giden bir Türkiye’dir.

“Bir emekli subay” imzalı ve OYAK BANK’ın yabancılara satışı ile ilgili bir yazı kaleme alarak internetten bizlere de göndermiş olan bir şahıs, bankanın satışını yapanlara ateş püskürüyordu. Kendisine bir cevap yazdım ve “Yabancılara mal satışını serbest bırakarak bunun yasal ortamı sağlayan iktidar partisi AKP’nin bankayı satanlardan daha suçlu olduğunu söyledim.  Böyle bir yasa olmasaydı bu ve bunun gibi mallarımız yabancılara satılamayacaktı dedim. Başörtüsü, Laiklik denilince mecliste büyük bir celadet gösteren Ana muhalefet partisi CHP’nin de yabancılara mal satışını serbest bırakan kanun meclisten geçerken neden sesinin hiç duyulmadığını” bilip bilmediğini sormuştum.

         İSRAİL NERELERDE

İsrail uyruklulara ait taşınmazların yüz ölçümlerinin 80 bin 487 metre kare ve bu toprakları sahiplerinin 142 kişi olduğu ve bunların 10 ilde toplandığı belirtilmektedir.

İsrail’in Filistin’de devlet kurması da bu şekilde olmuş, önce büyük ölçüde arazi ve arsa satın alan Yahudiler, daha sonra başta ABD ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı olmak üzere bütün bir Batı’yı da arkalarına alarak, sahibi oldukları topraklar üzerinde İsrail Devletini kurduklarını ilan etmişlerdir(1948). Ve maalesef bu İslam ülkeleri arasına bir hançer gibi giren ve o günden bu güne çevresine, kan, ölüm ve gözyaşı getiren İsrail Devletini ilk tanıyanlardan ülkelerden birisi de Türkiye olmuştur.

Bütün bu yapılanların yanı sıra topraklarımızı yabancılara satan, satışı ve satışın tescili için yasa çıkartan bu insanların utanıp başlarını önlerine eğmelerini gerekmez midir? Buna rağmen onların hala; “sattıysak ne olmuş. Toprağı aldı da götürdüler mi?” demeleri, “ülkemiz insanını kahreden” bir davranış şeklidir. Bir an için bahanelerini kabul etsek bile, bir “mirasyedi savurganlığı ile” sata sata, satacak bir şeyimiz kalmayınca ne yapacaklardır?

BU BÖYLE GİTMEZ, GİTMEMELİDİR

Yaklaşan seçimler münasebetiyle milletimizin sağ ve sol işbirlikçileri iyi tanınmalarını, bu seçimlerin (2007) “yabancılara toprak satışı” açısından da çok büyük önem taşıdığını ifade etmeliyim.

Artık “futbol takımı tutar gibi parti tutmaya” da, “buna rey vermezsek aman şu gelir” gibi dar görüşlerden kurtulmaya da mecburuz. Görüyor ve hissediyor musunuz (!) ayağımızın altından toprak kaymaktadır. Yarın, çocuklarımıza ve torunlarımıza, onların üzerinde yaşayacakları bir vatan dahi bırakamazsak,  bize beddua ederek “yazıklar olsun babalarımıza” demezler mi?

 

 

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası