21 Ekim 2017 Cumartesi
46. ANA–BABAYA GÖREVLERİMİZ

46. ANA–BABAYA GÖREVLERİMİZ

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


Nevzat Laleli       nevzatlaleli@gmail.com

           Yuvamız yazı serisi

           Ana ve babamız bizim dünyaya gelmemize vesile olan insanlar. Anne dokuz ay karnında taşımış, kendisi hastalanmış, “aman evladıma bir şey olur” diye ilaç bile kullanmamış, acılara ve ağrılara dayanmış. Doğum yaklaşınca onun ağrılarına katlanmış. Doğunca kucağına almış, o anda en çok muhtaç olduğumuz “Şefkat”i bol bol vermiş. Başlamış bizi besleyen, geliştiren ve hastalıklardan koruyan “süt’ünü” kana kana bize içirmiş. Gece sabahlara kadar uyumamış, bizi takip etmiş. Sancılanınca, ağrı tutunca başımızda bizimle ağlamış. Yememiş yedirmiş, içmemiş içirmiş, giymemiş giydirmiş.

Babamız, ihtiyaçlarımızı temin edebilmek için bütün zorluklara göğüs germiş, ihtiyaçlarımızı fazlasıyla bize ulaştırmış. Dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı bizleri korumuş, bize sıcak bir aile ortamı sağlamış. Bir insan olarak en çok muhtaç olduğumuz “edep, ahlak ve terbiyeyi” verebilmek için çalışmış, çabalamış. Bizim öğrenim görmemizi sağlamış, meslek edindirmeye çalışmış, “evladım kimselere muhtaç olmasın, kendi geçimini kendisi temin etsin” diye çırpınmış durmuş.

ANA VE BABA ÇOK ÜSTÜNDÜR

Bir genç Peygamberimize gelerek; “Ya Resulallah. Hürmet ve ikramda ilk sırayı kim alır?” diye sorunca, O’na; “Annen” buyurmuş. Genç; “Daha sonra kimindir Ya Resulallah” deyince yine “Annendir” buyurmuş. Genç sorusunu tekrar edince yine “Annendir” dedikten sonra dördüncü kere sorulan soruya “Babandır” cevabını vermiş.

Hiçbir ideolojide ve inançta görülmeye Ana ve babaya kaşı hürmet ve görevler ancak dinimiz İslam’da bulunmakta; “Ana ve babaya itaat Allah’a itaate, ana ve babaya isyan ise Allah’a isyanla bir tutulmaktadır.” Ana ve babaya itaat ve ihsan konusunu madde madde yazarak gençlerimizin bunlardan yararlanmasını sağlamak istiyorum.

Gençlerimiz şunu unutmamalıdırlar ki bu gün kendileri evlatken yarın onlar da ana ve baba olacak ve evlatlarından sevgi, hürmet ve ihsan bekleyeceklerdir.

ANA VE BABAYA NASIL DAVRANILMALI

● Ana ve baba’ya hizmet ederek onların rızalarını kazanmaya çalışmalıyız

Yumuşak konuşmalı, kendilerine hizmet ederken "Of" bile dememeliyiz.

● Sesimizi, onların sesinden yükseğe çıkarmamalıyız.

Yanlarında çok konuşmamalı, edebi aşmamalıyız.

● Kinayeli, dokunaklı ve kırıcı söz söylememeliyiz.

Eşimizi, dostumuzu onlardan üstün tutmamalıyız.

● İsimleri ile çağırmamalı, sözlerini kesmemeli, bilgiçlik taslamamalıyız.

Anne-baba yanlış da söylese, öyle değil diyerek kaba bir üslupla itiraz etmemeliyiz.

● Anne-babanın arasını açacak söz ve hareketlerden uzak durmalıyız. Gelinler de anne-baba ile oğullarının arasını açacak sözlerden de uzak durmalıdırlar.

Kayınvalide ve kayınpederler ( Ana baba yerine kaim – geçen) de hürmet açısından anne-baba ile aynı kıymete sahiptirler.

● Konuşurken, "yap, yapma!" gibi emredici ifadeler kullanmamalıyız. "Yapar mısın" gibi sözlerle ricada bulunmalıyız. Ana-babası günah işleyen çocuklarına önce nasihat ederler. Kabul etmezlerse susar, affolunmaları için dua ederler.

Muhtaç iseler geçimlerini sağlamakla yükümlü olduğumuzu bilmeliyiz.

● Elbiseleri ve diğer giyecekleri yoksa onları kendilerine temin etmeliyiz.

Bir iş buyurduklarında emirlerini severek yerine getirmeliyiz. (Günah’a, yasağa götürecek emirler yerine getirilmez.)

● Bir yere yürüyerek giderken hürmeten arkalarından veya sol yanlarında gitmeliyiz.

Onları görünce ayağa kalkmalı, hemen yanlarına gitmeli, onlar oturuncaya kadar ayakta durmalı, izinsiz oturmamalıyız. Otururken edepli oturmalı, ayağını uzatarak ve bacak bacak üstüne atarak oturmamalıyız.

 Dostlarını dost bilip davet ederek gönüllerini almalı, hoşlaşmadığı insanlardan da uzak durmaya çalışmalıyız. (Ölümlerinden sonra bu işler daha çok önem kazanmaktadır)

Hayır, dualarını almalı. Ana-baba duasını ganimet bilmeliyiz.

● Beddualarından (aleyhimize yapılan duadan) sakınmalıyız.

Vefatlarında definlerini güzelce yapmalı, biliyorsak cenaze namazlarını kıldırmalıyız. (Eli böğründe uzaktan bakmamalıyız)

● Geriye bıraktıkları borçları varsa borçlarını ödemeliyiz.

Dine ve maruf’a uygun vasiyetlerini yerine getirmeliyiz.

● Kabirlerini ziyaret edip Kur'ân-ı Kerim okuyarak, onlar adına hayır hasenatta bulunarak amel defterlerini açık tutup, mağfiret olunmalarını istemeliyiz.

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası