27 Mart 2017 Pazartesi
NİÇİN ZAM YAPARLAR

NİÇİN ZAM YAPARLAR

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


Nevzat laleli   nevzatlaleli@gmail.com   www.yuvamiz.net

Ekonomik konular yazı serisi

Çok partili hayata geçtiğimiz 1940’lı yıllardan beri, iktidara gelen partilerin adları farklı olmasına rağmen (başka konularda ki benzerlikler bir yana) ekonomik konularda her gelen gideni aratmış, kendine oy veren insanları ve halkımızı sukut-u hayale (ümitsizliğe) düşürmüşlerdir.

Hükümetlerin ekonomik uygulamalarında en belirgin özellikleri; “devlete para lazım”  diyerek bir gerekçe hazırlamak, arkasından da açıktan para basmak, zam yapmak, yeni vergiler ve harçlar koymak veya bunların oranları yükseltmek olmaktadır.

Hükümetlerin lazım olan parayı tedarik etmede kullandıkları diğer bir metot da harcamaları kısmak cihetidir. Ama bu kısma işlemleri, hükümetlerin kendilerine güç yetiremediği bankaların, holdinglerin, etkili odakların ve iç ve dış kredilerin borç ve faiz ödemelerinden değil, gariban memurun, işçinin, dar gelirlinin, emeklinin ücretlerinden, çiftçinin ve üreticinin ürettiği mahsulün taban fiyatlarını düşük tutulmasından sağlanmaktadır.

Bu uygulamayı yaparken halkın ekonomik durumu kesinlikle nazar-ı dikkate alınmamakta, “vatandaşın mutfağında tenceresi kaynıyor mu veya mutfak yangını büyümüş mü?” sorularına cevap aranmamaktadır. Varsa da yoksa da kendilerine lazım olan para bulunmalı ve harcanmalıdır, mantığı güdülmektedir.

İSTİSNA (FARKLI) HÜKÜMETLER

Yukarıda belirttiğim hükümetlerin ekonomik icraatlarında 50 yıllık çok partili hayatta “hiç istisna (farklı) uygulama yapan hükümet olmadı mı” derseniz, bu soruya; hakkaniyet ölçüleri içerisinde “elbette, oldu” dememiz gerekmektedir.

Her ne kadar 1974 – 1979 yılları arasında da ekonomik yapımız zorluk arz etmedi ise de bu hükümetlerin içinde bulunan bir siyasi kadronun ekonomide kendini göstermesi 1976-77 yılları arasında ki hükümetin kurucusu ve büyük ortağı olması hasebiyle olmuştur.

Bu farklı ekonomik uygulamayı yapan hükümetler CHP-MSP koalisyon hükümeti, AP-MHP-MSP (1. ve 2. milli cephe) hükümetleri ve Refah-Yol hükümetidir.

O dönemlerde Ankara’da ve hükümetlere yakın bir konumda bulunan bu kardeşiniz olarak bunlar bizzat şahit olduğum çalışmalardır.

Bu hükümet, önce 1977 yılı bütçesini hazırlarken “denk bütçe yapacağız” beyanıyla çalışmalarını halka deklere etmiş, hazırladığı bütçesinde, bütçe gelir ve giderlerini denk tutarak bütçenin borçlanma ihtiyacını ortadan kaldırmıştır.

Hükümet, önce belediyelerin ve KİT’lerin (devletin bütün kuruluşlarını) ellerinde kalan miktarları az da olsa bulunan paralarını “bir havuzda toplamıştır.” Bu bir kuruluşun ihtiyacını bile karşılayamayan az miktarda ki paralar bir araya gelince büyük bir yekûn (miktar) oluşturmuştur. Yatırım ve işletmeleri için ek paraya ihtiyacı devlet kuruluşları, bu finans ihtiyaçlarını yurt içi ve yurt dışı finans kurumlarından (bankalar ve İMF kanalıyla yabancı bankalar) yüksek faizli borçlarla değil “Havuz’dan borç alarak” karşılamışlardır. İşleri bitince de bu parayı bir başka kuruluşunun kullanabilmesi için havuza iade etmişlerdir.

Böylece hemen hemen hiç masrafsız kullandıkları “havuz kredileri” sayesinde üretilen malları maliyetleri (içine faizler girmediğinden) düşük olmuş ve hem de malların halka arzı ucuz olduğundan ekonominin çarkı da gittikçe hızlanan bir trende dönüşmüştür.

O dönemde hükümet, hiçbir mal ve hizmete (elektriğe, suya, çimentoya, demire veya diğer temel ihtiyaç maddelerine) bir kuruşluk bir zam yapmadığı gibi, açılan 3 büyük paketle ki bunlardan takriben 10.000.000 $ (On milyar dolar) gelir sağlanmıştır. Ayrıca yurt içi ve yurt dışı kredilerinin borç ve faiz ödemelerinden kurtarılan 10.000.000 $ ile KİT’lerin kazancından elde edilen 10.000.000 $ toplam olarak 30.000.000 $ bütçede birikmiştir.

Hükümetin bir önemli ve ince hesabı da ücretlere ve maaşlara zam yaparken, taban fiyatlarını yükseltirken bütçemde param biriksin de sonra zam yapayım diye beklememiş, önce zamları yapmış sonra da bütçe açığını kendini zorlayarak kapatmaya çalışmıştır.

Bütçede ki bu para tasarrufu, memurumuza ve emeklimize maaş, işçimize ücret, çiftçi ve köylümüzün ürettiği ürünlere büyük oranlarda taban fiyatı olarak ödenmiştir. Bu uygulama ile ekonomi bir anda tabanda (halk kesiminde) bir doping tesiri yapmış, halkımızın yüzü gülmeye ve hayata daha umutla bakmaya başlamıştır. Tüketiciler alış veriş yapmışlar ve ekonominin canlanmasını sağlamışlardır.

ZAM YAPMANIN SEBEBLERİ

Üretim ve imalatın artırılmasını sağlayamayan, ihracatın yükseltilmesine ve ithalatın düşürülmesine tesir edemeyen hükümetlerin zam yapmasının, yeni vergiler ve harçlar koymasının tek sebebi vardır. Bu, vadesi dolmuş borç ve borç faizlerinin ödenmesidir.

Çünkü karşılarında IMF bir şahin, Avrupa ve ABD bankaları gibi bir kartallar vardır. Bunların yanı sıra güvercin gibi sessiz ve kaderine razı da bir halk vardır. O halde bu borç, güvercinden alınmalı, kartal ve şahine ödenmelidir. İşte hükümetlerin halkın temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarına zam yapmalarının mantığı budur.

“İyi ama kardeşim bak AKP hükümeti de 7 senedir pek öyle önemli zam yapmadı” diyecek olanları biraz olayları yakından takip etmeye davet ederim.

AKP hükümeti döneminde yapılan iç ve dış borçları ile bunların faizlerinin ödenmesinde ülkemizin de büyük ve karlı fabrikalarımızın, tesislerimizin hem de yabancılara yok fiyatına satılarak oradan gelirler sağlanmasıdır. Daha sonra toprak satışlarına başlanmıştır. Acaba ülkemizde ne kadar arazi ve arsa yabancılara satıldı bilenimiz var mı?

Özelleştirme adıyla ve “Babalar gibi satarım” sözleriyle satılan fabrikaların, arsa ve arazilerin, hizmet sektörü (TELEKOM ve CEP telefonları) kuruluşlarının satışından gelen paralar şimdi nerededir? Ne oldu bu göz bebeğimiz kuruluşların satışından alınan paralara?

Artık ortada ne göz bebeğimiz kuruluşlarımız vardır, ne de bunların satışından elde edilen gelirler… Hepsi elden çıktı gitti. Ve artık şimdi iş, yeni zamlar yapamaya geldi. Buna rağmen AKP iktidarı Cumhuriyet dönemi hükümetlerinin hepsinin borç toplamından fazla borçlandı. Bütün fedakârlıklarımıza rağmen borcumuz ve borç faizlerimiz katladı.

Şimdi anlıyor muyuz, hükümetlerin zam yapmalarının sebeplerini. AKP hükümetinin her şeyin zamlanmasını sağlayacak olan elektriğe % 22,5 zam yaparken, memura yılda  % 2,5 + 2,5 zam vermesinin sebebini… Asgari ücreti çok küçük tutmasının nedenini… Pamuğun, fındığın, buğdayın vb. ürünlerin taban fiyatlarını çok düşük tutmasını…

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası