18 Ocak 2018 Perşembe
eskişehir öğrenci apartlar yurtlar barınma yurt apart

İmar Değişikliği ‘EN HAFİFİNDEN İHANET’

İmar Değişikliği ‘EN HAFİFİNDEN İHANET’
  • 13 Aralık 2017 Çarşamba
  • 887 kez okundu

Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Canan Oytan, Odunpazarı Belediyesi tarafından yapılan İmar Planı değişikliklerini yerden yere vurdu, “En hafifinden ihanet” dedi

Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Canan Oytan, Odunpazarı Belediyesi tarafından yapılan İmar Planı değişikliklerini yerden yere vurdu. Bir takım kelime oyunlarıyla rant alanları yaratılmaya çalışıldığını savunan Oytan, “Bilinçli yapılıyorsa en hafif deyimiyle, kentimize, geleceğimize, insanımıza ihanettir” ifadelerinde bulundu

Can HACIOĞLU - Odunpazarı Belediyesi’nin hazırladığı İmar Planı Plan Notlarında değişiklik yapılmasını isteyen Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi ile İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesinin itirazları, belediye meclisinde kabul edilmezken Mimarlar Odası Şube Başkanı Canan Oytan, “Biz böylede olur, öyle de olur demiyoruz. Kentin gelişimine 40-50 yıllık perspektiften bakılmalıdır. Artan nüfus, enerji ihtiyacı, ulaşım sorunları, ekonomik kalkınmışlık, eğitim, iş alanları da dikkate alınmalıdır” dedi.
Başkan Oytan belediyeye yazdığı yazıda görüşlerini şu şekilde iletti, “Köprübaşı, Atatürk Caddesi, Vişnelik, Hamamyolu, Odunpazarı mevkii tarihi kültürel dokusunu kaybetmiştir. Şimdide imar notlarıyla ticari alana dönüştürülerek adete yok edilmek istenmektedir.”

GETTO VE VAROŞ KÜLTÜRÜ OLUŞMAMALI
Kentin ana omurgasının tarihi ve kültürel değerlerini soyutlamaması gerektiğine vurgu yapan Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Canan Oytan, “Kent ve kentlinin hakkını korurken de esnek, muğlak, öylede olur, böyle de olur anlayışı yerine 40-50 yıllık perspektiften bakmak suretiyle artan nüfus, enerji ihtiyacı, ulaşım sorunları, ekonomik kalkınmışlık, eğitim, iş alanları da dikkate alınmalıdır. Uzun vade de kentin tarım, sanayi, hizmet, ticaret, turizm, eğitim, eğlence vs. gelişimi yönünde bugünden uzun vadeli planlama yapılmalı, şehri çevreleyen sanayi kuruluşlarının ofisleri, imalathaneler, atölyeler şehir merkezlerine taşınmaya çalışılmamalıdır. Özellikle merkez yerlerdeki yaşam alanları, konutlar kısa vadeli rant uğruna ticari alana, eğlence merkezlerine dönüştürülmemelidir. Mahalle kültürünün yok edildiği, çepe çevre duvarlarla çevrilmiş sözde güvenlikli site adı altında gettolaşmış varoş kültürü oluşturmak çağdaş dünya şehircilik anlayışıyla bağdaşmaz. Kent hemşehriliği bilincini, sosyal yardımlaşma, paylaşma kültürünü geliştirmez” diye konuştu.

YAŞAM ALANLARI KORUNUR
Mimarlar Odası Eskişehir Şube Başkanı Canan Oytan, Avrupa’nın kentlerinde yaşamlarının özellikle korunduğuna dikkat çekerek,şunları söyledi:”Bugün hangi Avrupa kentine giderseniz gidiniz, kentin  merkezi kesinlikle yaşam alanı özelliklerini koruyarak, yıkıp yeniden yapmadan yenilenmiş olduğunu görürsünüz. Bacasız sanayi olarak anılan turizm alanında Eskişehir’in tarihten gelen saygınlığı, coğrafi konumu ve Anadolu Üniversitesinden kaynaklanan ayrıcalıkla özelliği bulunmaktadır. Kentimize gelen konuklar, turistler yeni yapıları görmek için değil, şehrin tarihi kültürel değerlerini görmek için gelmektedirler. Kentin merkezinin, hatta Arifiye, Vişnelik, Köprübaşı, Odunpazarı, Akarbaşı, merkez olmak üzere çevreleyen mahallelerde de ticaret alanları yerine yaşanılabilir alanlar içinde konut merkezleri olması yönünde çaba sarf edilmesi Eskişehir’i sevmenin de gereğidir. Özellikle eğitim, sağlık, sinema, tiyatro, sanat merkezlerini de kapsayan sosyal kültürel donatı alanları, çarşısıyla birlikte mahalle kültürünü de yansıtacak, komşuluk ilişkileri gelişmiş alanlar yaratmaya çalışmamız gerekir.  Birkaç yapsatçı, köşe kapıcı, rant zengininin arkasına düşerek bilim ve akıldan uzak, metrekare inşaat alanı yaratmaya çalışmak yanlıştır.”

TÜRKİYE’YE ROL MODEL OLABİLİRİZ
Eskişehir’in Türkiye’ye rol model olabileceğini de belirten Oytan, bu konuda şunları söyledi, “Başını sokacak yer” anlayışından uzaklaşarak hayatı kolaylaştıracak, yaşanılabilir alan anlayışına geçmemizin ötesinde Türkiye’ye rol model olma yolunda çaba sarf etmemiz gerekir. Eskişehir’de bunu başarabiliriz. Komşuluk ilişkilerini bozan, kavgalara neden olan ‘sıkışık - bitişik nizam’ isteği,  kısa dönemde para kazanmaya çalışanların inşaat maliyetini düşürme çabasından başka bir şey değildir. Kentimizde yapılmaya çalışılan imar değişikliklerini ve plan notlarındaki gizli bir takım kelime oyunlarıyla yeni rant alanları yaratmaya çalışmak da bilinçli yapılıyorsa en hafif deyimiyle, kentimize, geleceğimize, insanımıza ihanettir. Gecekondu tipi şehircilik anlayışının sonucu olarak içinden geçmekte olduğumuz şartlarda artık kentlerin ekolojik dengeleri ve yeşil alanları korumayı hedeflemeyecek şekilde planlanması mümkün değildir. İmara ilişkin tüm mevzuat, ‘kent hakkı’nın korunacağı ve tüm kentliler tarafından eşit koşullarda kullanılabileceği, adaletli, erişilebilir, esnek, sürdürülebilir kentlerin üretimini güvence altına almalı, tüm kentliler için hayat kalitesini yükseltecek şekilde yeniden kurgulanmalıdır. Artan nüfus, enerji ihtiyacı, yeni lojistik sorunlar ve çözümleri, kendine has unsurlar barındıran kent ekonomisi, gelişmekte olan akıllı teknolojiler ve bilimsel yöntemlerin esas alındığı bir mevzuat hazırlanmasını zorunlu kılmaktadır. Yasaların, yönetmeliklerin kentsel gelişimin sürdürülebilir ve hayat kalitesini yükseltecek şekilde kurgulanmasının anahtarı durumunda olduğu bilinciyle hareket etmek zorundayız.”

ŞEHRİN MERKEZİ RANT ALANI OLUYOR
Oytan, şehrin merkezi hakkındaki düşüncelerini ise, Odunpazarı Belediyesi başkanlığına şu şekilde ilettiğini açıkladı, “Köprübaşı, Atatürk Caddesi, Vişnelik, Hamamyolu, Odunpazarı mevkii tarihi kültürel dokusunu kaybetmiştir. Şimdide imar notlarıyla ticari alana dönüştürülerek adeta yok edilmek istenmektedir. Bugün çoğu ülkede kendi evini satarken bile komşusundan izin alma zorunluluğu varken, tamamı konut olarak kullanılan apartmanı ticari alan yeri olarak plan notlarında işaretleyip konutların içerisine kimin ne iş yaptığı, girenin, çıkanın kontrol edilemediği mekânlara dönüştürmeye çalışmak belki konut sahibi zengin edebilir ancak, apartmanın diğer sakinlerinin yaşam alanlarını yok eder. Daha da ötesi Anayasal güvence altındaki konut dokunulmazlığı ilkesinin ihlalidir.  Bunu yapmaya da kimsenin ne insani, ne vicdani, ne de yasal olarak hakkı vardır.”

2eylul.com.tr



Gönderen: eskisehirgundem

YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
eskişehir güvenlik kamerası
Eskişehir Güncel Haberleri

Eskişehir Güncel Haberleri